İyi bilinen bir gerçekten yola çıkıyoruz. Türkiye ekonomisinin kısa-uzun dönemde bir numaralı sorunu işsizlik yani yetersiz istihdam artışıdır. Sosyal ve siyasi sonuçlan da gözönünde tutularak kamuoyu tarafından çok yakından izlenmelidir.
Yapısal sorunların kökeninde savaş sonrası dönemde yavaş büyüme yatmaktadır.
Uygulanan yanlış para politikasının son dönemde tetiklediği olumsuz konjonktür de geleceğe ilişkin ek sorunlar getirmektedir.
Türkiye'de istihdamın üç ana sorununu belirledik. Çalışabilir yaştaki nüfus içinde çalışan sayısı çok düşüktür.
Çalışanlar içinde tarımın payı çok yüksektir. Çalışanlar içinde ücretlilerin payı çok düşüktür.
Ercan Türkan'ın Merkez Bankası tarafından yayınlanan çok önemli araştırmasını özetliyoruz:
'Türkiye'de İşgücünün Yapı ve Nitelikleri-Gelişme ve Değerlendirmeler" (16 Aralık 2005).
Uluslararası karşılaştırmalar
Uluslararası karşılaştırma durumu kavramayı kolaylaştırıyor. Gelişmiş ekonomi olarak ABD, Japonya ve AB üyesi 15 ülke, Türkiye'ye benzer ülke olarak Polonya alınıyor. Tablodaki tüm sayılar 2004 yılı içindir ve yüzde oranlardır.
Çalışanlar artı işsizler işgücünü oluşturur. İşgücüne katılma işgücünün 15-64 yaş grubundaki nüfusa oranını verir.
En yüksek yüzde 78'le Japonya'da, en düşük yüzde 52 ile Türkiye'dedir. Japonya'da dört kişiden üçü, Türkiye'de ise ikisi işgücüne dahildir.
İkinci sırada işgücüne katılmayanlar yer alıyor. Dikkat: bunlar işsiz değil çünkü işsizler zaten işgücü tanımı içindedir. Tanım icabı en yüksek oran Türkiye'de.
Çalışanlar içinde tarımın payı ABD'de yüzde 1.6 iken Türkiye'de yüzde 34'dur. Polonya'da bile bu oran yüzde 18'dir. Aynı şekilde çalışanlar içinde sanayinin payı Japonya'da yüzde 28.7 iken Türkiye'de yüzde 23'dür.
İstihdam içinde ücret-maaş-yevmiye karşılığı çalışanların oranı ABD'de yüzde 92.4 iken Türkiye'de yüzde 50.8'e düşmektedir. Aynı şekilde kadınların istihdamdaki payı ABD'de yüzde 46.5 iken Türkiye'de yüzde 25.5 e gerilemektedir.
Bir hesap yapıyoruz
Basit bir hesap öneriyorum. Kısa dönemli hedef olarak Polonya makul duruyor.
Zaten şu sıralarda cari işlemler açığı için Polonya ve Macaristan Türkiye'ye örnek gösteriliyor.
Türkiye'nin bugünkü nüfusu ile Polonya'nın kaülma oranına ulaşması işgücüne fazladan 5.5 milyon kişi girmesi anlamına geliyor.
Tabloda yok ama Polonya'da işsizlik oranı da Türkiye'den yüksek. O düzeltmeyi yaptıktan sonra istihdam 2.3 milyon kişi artıyor.
Daha da ilginci, Türkiye'de sanayi istihdamının payı da Polonya düzeyine çıkarsa sanayi istihdamı 2 milyon kişi yükseliyor.
Moralinizi bozmak istiyorsanız bu hesabı nüfus artışını katarak tekrarlayın. Durum nettir. Sorunun çözümü büyük bir sanayileşme ve büyüme hamlesi gerektiriyor. Yani işsizlik ancak ihracatın ve sanayinin çektiği hızlı büyüme ile hafifleyebilir.
Tekrar etmekte yarar görüyorum. Yanlış para politikasının yol açtığı esas ekonomik ve toplumsal hasar istihdam üzerinedir.
İstihdamın temel sorunları
İyi bilinen bir gerçekten yola
Haberin Devamı

