2001'de Türkiye büyük bir mali krizi yaşadı. Ancak krizin makro göstergelere olumsuz etkisi uzun sürmedi. 2002'den itibaren enflasyon ve faizler düşmeye, döviz kuru istikrar kazanmaya, dış ticaret ve milli gelir büyümeye başladı.
Buna rağmen kamuoyu ekonomideki iyileşmeye inanmakta çok zorlandı. Büyümenin olumlu etkilerinin vatandaşın güncel yaşamına yansımadığı her fırsatta ifade edildi. Kanıt olarak da istihdam ve işsizlik sayıları gösterildi. Ortada gerçekten bir bilmece vardı. Ana sanayi mallarının üretim miktarları, gelen turist sayısı vs. gibi fiziki büyüklükler ciddi bir üretim artışına işaret ediyordu. Buna karşılık ekonomide toplam istihdam yerinde sayıyordu.
Nedenleri arasında rekabet koşullarının ağırlaşmasının firmaları maliyeti kısmaya zorlaması, verimlilik artışları ve ekonomideki yapısal dönüşüm sayıldı. Bu kez istihdam artışının büyümeyi gecikme ile izleyeceği söylendi.
2004'te istihdam artışı
DİE 2004 yılı istihdam ve işsizlik verilerini bir süre önce yayınladı. Meslektaşlar benden önce değerlendirdiler. Önemine binaen gecikme pahasına kısaca gözden geçirmek istedim.
Veriler gazetedeki köşemde yayımlanan tablodadır. İlk iki sütunda 2003 ve 2004'ün son çeyreği için sayılar milyon kişi olarak gösteriliyor. Üçüncü sütunda değişim gene milyon kişi olarak, son sütunda ise yüzde değişim olarak ifade ediliyor.
Nüfus 1.1 milyon kişi ya da yüzde 1.5 artmış. İşgücü de 1.1 milyon kişi yükselmiş. Ama artış oranı yüzde 4.7 olmuş. Çalışanlar da 1.1 milyon kişi artmış. Artış oranı ise yüzde 5.1 olmuş. İşgücünün nüfustan, çalışanların ise işgücünden daha hızlı artması olumlu gelişmelerdir. İlki nüfus içinde işgücünün payının, ikincisi hem nüfus hem de işgücü içinde çalışanların payının yükseldiği anlamına gelir.
Sayılar çok açıktır. Son üç ay itibarıyla 2004 yılında çalışanlardaki artış 1.1 milyon kişidir. Nüfus artışına eşittir. Ekonomi 2004 yılında ciddi şekilde istihdam yaratmıştır.
Ücret-maaş alanlar
Bu bilgi önemlidir ama yetersizdir. İstihdam verisine kendi hesabına, ücretsiz aile işçisi ya da işveren olarak çalışanlar da dahildir. Halbuki bizi esas ilgilendiren ücret-maaş karşılığı çalışanların sayısındaki hareketlerdir.
Ücret-maaşlı çalışanlar 7 milyon kişi ya da yüzde 6,1 artmıştır. Bunun 5 milyonu tarım-dışı kesimde (sanayi ve hizmetler), 2 milyonu ise tarım kesimindedir. Daha ilginci, kamu kesiminde istihdamın 2 milyon azalması, özel kesimde ise 9 milyon kişi artmasıdır.
Bence istihdam açısından 2004 yılının en dikkat çeken gelişmesi budur. Özel kesimde ücretle çalışan artışı yüzde 11.5'e ulaşmıştır. Fevkalâde önemlidir. Önümüzdeki günlerde istihdam verilerini daha uzun bir perspektiften ele alacağız.
İstihdam gelişmeleri
2001'de Türkiye büyük bir mali
Haberin Devamı

