Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

İşsizlik oranı korkutuyor

2003 sonrasında uygulanan yanl

Haberin Devamı

2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının olumsuz sonuçlan her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Türkiye ekonomisinde yol açtığı hasar daha iyi anlaşılıyor. Büyüyen tehlikelere işaret edenler çoğalıyor.

Yüksek gecelik faizlerin aşırı-değerli TL üstünden özellikle istihdam ve işsizliğe olumsuz etkilerini çok önemsiyorum. Kamuoyunu istihdam ve işsizlikteki kötü gidişat konusunda uyarmaya çalışıyorum. Hafta içi yazılarımda TÜİK'in 2005 Kasım işgücü anketi sonuçlarına baktım. 2005'in son çeyreğini bir yıl öncesi ile karşılaştırdım. Bir yılda istihdam edilenlerin 58 bin, işsizlerin 183 bin, iş bulsa çalışacak olanların ise 774 bin kişi arttığı ortaya çıktı.

Bugün 2005'in tümünde işsizlik oranlarına bakacağım. TÜİK yıllık verileri üç aylık verilerin ortalaması olarak hesaplıyor. Yıl içinde ortalama çalışan, ortalama işsiz sayısı, ortalama nüfus, vs. anlamına geliyor.

İşsizlik oranında artış
TÜİK'in açıkladığı issizlik oranı ile başlayalım. 2004'den 2005'e işsiz sayısında 22 bin artış görülüyor. İşsizler 2.5 milyon kişi oluyor. İşgücü 276 bin artışla 24.6 milyona çıkıyor. Dolayısı ile issizlik oranı yüzde 10.3 düzeyinde sabit kalıyor.

Öte yandan 2004'den 2005'e nüfusta 1.06 milyon, 15 yaşın üstündeki çalışabilir nüfusta 920 bin, istihdamda 255 bin kişi artış var. Yani istihdam nüfusun çok altında artarken işsizlik oranı artmıyor. Geçen yazıda bu bilmecenin bir çözümüne işaret ettik. İşgücüne dahil olmayıp "iş aramayıp, işbaşı yapmaya hazır olanlar" kategorisini tanıttık. 2004'de 1.2 milyon iken 2005'de 1.7 milyon kişiye yükseliyor. 491 bin kişi artiş var.

İssizlik oranını bu kategoriyi katarak yapabiliriz. İşbaşı yapmaya hazır sayısını işgücüne ve işsizlere ekliyoruz. İşsiz sayısı 2004'de 3.7 milyon, 2005'de 4.2 milyon kişi çıkıyor. İşsizlik oranı da 2004'de yüzde 14.6'ya, 2005'de yüzde 16. l'e tırmanıyor.

Dört kişiden biri işsiz
Madalyonun bir başka yüzü daha var. Türkiye'de işgücüne katılma oranı hem benzer ülkelerin çok altinda hem de her yıl geriliyor. Demek ki makul bir katilma oranı varsayarak işsizlik sorununun gerçek boyutunu daha iyi görebiliriz. 26 Ocak 2006 tarihli yazımda 2005'in tahmini sayılarına bu yöntemi uygulamıştım. Kesin sayılarla yenilemekte yarar gördüm. Mutlak değerler çok oynamadı. Ama durumun vehametini bir kez daha hatırlatmak istedim. 2005'de ortalama nüfus 71.6 milyon kişi. 15-64 yaş grubundakiler (yüzde 65.3) 46.7 milyon kişi ediyor. Polonya'nın yüzde 63.7'lik işgücüne katilma oranı ile toplam işgücü 29.8 milyon kişi çıkıyor. Bundan 22 milyon kişi istihdamı düşüyoruz. Geriye 7.7 milyon işsiz kalıyor. İşsizlik oranı da yüzde 26'ya yükseliyor. Türkiye'de dört kişiden biri işsizdir. İktisat politikalarının öncelikli hedefi hızlı istihdam artışını temin edecek hızlı büyüme olmalıdır. Devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR