Mayıs 2001'de Kemal Derviş IMF ile üç yıllık bir Standby Anlaşması imzaladı. Anlaşma 2004 sonuna kadar sürecekti. O bunalım günlerinde anlaşmanın bitiş tarihi üç yüzyıl kadar uzak duruyordu.
Ama zaman çabuk geçiyor. Irak, kur dalgalanmaları, dış açık, tek haneli enflasyon falan derken kendimizi 2004 yazında bulduk. O arada mevcut anlaşmanın bitiş tarihi de Şubat 2005 olarak kesinleşti.
Altı aydır konu gündemin en tepesinde yer alıyor. Başka mali piyasalar, ekonomik kamuoyu IMF ile yeni ilişkileri tartışıyor. Her gün, hükümet ya da piyasa cephesinden açıklamalar geliyor.
Ben de birkaç kez yazmaya niyetlendim. Ama konunun biraz daha ısınmasında yarar görerek bekledim. Galiba artık IMF ile ilişkileri büyüteç altına alma zamanı geldi.
Altenatifler nedir?
Menüyü bilmeden yemek ısmarlamak yanlış olacağına göre, önce hükümetin önündeki alternatifleri görelim. Medyada bu konu çok işlendi. O nedenle kısa bir özetle yetineceğim. En sıkı ilişkiden en gevşeğine doğru sıralama yapıyoruz.
Birinci alternatif, hükümetin IMF ile yeni bir Standby Anlaşması imzalamasıdır. Bizim yakından tanıdığımız bir formattır. Özü mevcut programla aynı kalacaktır. Ayrıntılarda küçük farklar olabilir.
Anlaşmanın gene üç yıl için yapılması halinde, 2005-2008 döneminde IMF bugün olduğu gibi hükümeti denetleyecektir. Karşılığında alınan krediler fiilen IMF'ye borç geri ödemelerinin daha sonraki yıllara ertelenmesi anlamına gelecektir.
İkinci alternatif hükümetin IMF ile daha gevşek bir anlaşma yapmasıdır. Alışık olmadığımız bir anlaşma türüdür. IMF denetimi biraz hafifleyecektir. Ancak özel ihtiyaç halinde kullanılabilecek bir kredi açılacaktır. Gene erteleme olsa bile ilkine kıyasla daha çok borç geri ödenecektir.
Üçüncü alternatif hükümetin IMF ile bir anlaşma yapmamasıdır IMF denetimi kalkacaktır. Ancak, IMF heyetleri iktisat politikalarını izlemeye devam edecektir. Çünkü Türkiye'nin IMF'ye çok borcu vardır. Doğallıkla en çok borç bu durumda geri ödenecektir.
Piyasalar Standby istiyor
Mali piyasaların ve iş aleminin ilk alternatifi savundukları biliniyor. Bu arzularını kamuoyuna, IMF heyetlerine ve hükümete her fırsatta iletiyorlar. Yeni bir Standby Anlaşması'na gidilmesi yönünde çok güçlü bir lobinin varlığını gözlüyoruz. Profesyonel iktisatçılar arasında da bu alternatifi destekleyenler çoğunlukta duruyor.
Buna karşılık hükümet şimdiye kadar niyetini açıklamadı. Farklı hükümet üyelerinden farklı mesajlar geldi. Bence hükümet kararı geciktirmekte yarar görüyor. Başta AB üyeliği, diğer koşulların belirginleşmesini bekliyor. Doğrusu ya, ben yeni bir Standby Anlaşması'nı gereksiz görüyorum. Yani IMF ile yeni bir anlaşma yapılmamasından yanayım. İkinci tercihim gevşek bir anlaşma olurdu. Nedenlerini önümüzdeki yazılarda açıklayacağım.
IMF ile anlaşma
Mayıs 2001'de Kemal Derviş IMF
Haberin Devamı

