Geçen yazımızda 2003 yılı ikinci çeyrek milli gelir verilerine baktık. Büyüme hızını ve harcama alt kalemlerini değerlendirdik. Büyümedeki yavaşlamanın baz yıl etkisi ve Irak savaşı tarafından açıklanabildiğin! söyledik.
Bugün 2003 yılının ocak-haziran dönemini, yani yılın yarısını ele alacağız. Şubat krizi sonrasında Türkiye ekonomisinde yaşanan büyük dönüşümü milli gelir verilerinden hareketle anlatmaya çalışacağız.
Fırsatını buldukça bu konuyu işliyoruz. Dönüşümün gerisindeki üç etkenin altını çizmek gerekiyor.
Birincisi dalgalı kurun yolactığı psikolojik travmadır.
İkincisi bankacılık kesiminde oluşan hasardır.
Üçüncüsü sıkı maliye politikasının kararlılıkla uygulanmasıdır.
Neticede, Türkiye ekonomisinde milli gelir, iç talep ve dış talep arasında 1980'lerin ortasından 2001 başına kadar varolan ilişki nitel ve nicel anlamda değişmiştir. Bu değişim kavranmadığı takdirde ekonomide olup bitene doğru teşhis getirmek de mümkün değildir.
Toplam talep ve dağılımı
Önce bazı tanımlar yapalım. Ülke içinde üretilen katma değer toplamına "Gayri Safi Yurtiçi Hasıla" - GSYİH - deniyor. Milli gelir muhasebesine göre üretilen katma değer yapılan harcamalara yani toplam talebe eşit olmak zorundadır.
Toplam talep üç ana kalemden oluşur. Ülke içinde yapılan özel tüketim, kamu tüketimi ve yatırım harcamalarının toplamı "iç talep (stok hariç)" adını alır. Üretildiği halde satılmayıp üretici firmaların stoklarına giren bölüme "stok değişimi" denir. Mal-hizmet ihracat ve ithalatı arasındaki fark da "dış talep" olur. Tanım icabı, üçünün toplamı GSYlH'ye eşittir.
Son altı yıl için (1998-2003) sabit fiyatlarla ocak-haziran dönemi için toplam talebin üç kalemi ve GSYlH verileri aşağıdaki tabloda veriliyor. DiE baz yıl olarak 1987'yi kullandığı için, sayılar trilyon TL mertebesindedir, ilk üç sütun toplamının daima son sütuna eşit olduğunu kontrol edebilirsiniz.
İç talepsiz büyüme
2003'ün ilk yarısında GSMH 2000'in aynı dönemine kıyasla 2,7 trl. TL ya da yüzde 5,3 daha büyük. Bu yıl Türkiye 2000'den daha fazla mal ve hizmet (katma değer) üretmiş. Yani üretimde 2000'e göre net bir büyüme söz konusu.
İç talepte tam tersine bir eğilim var. 2003'ün ilk yarısında iç talep 2000'in aynı dönemine kıyasla 5,7 trl. TL ya da yüzde 10,4 daha küçük. Özel kesim ve kamu o oranda daha az tüketim ve yatırım harcaması yapmış, iç talepte 2000'e göre net bir küçülme yaşanmış.
2,7 trl. TL daha çok üretip 5,7 trl. TL daha az tüketim ve yatırım yapınca, açıklanması gereken 8,4 trl. TL ortaya çıkıyor. Bunun 3.5 trl. TLsi stok değişmelerine gitmiş. Bu kalemi 6/7/03 tarihli "Büyüme Bilmecesi (2)" yazımda incelemiştim.
Geriye kalan 4,9 trl. TL ise dış dengedeki düzelmede gizleniyor. Türkiye 2003'te 2000'e kıyasla daha fazla ihracat ve daha az ithalat yapmış. Dış ticaret dengesindeki açık 5.6 trl. TLden 0,7 trl. TLye gerilemiş. Böylece iç talep artmadan ekonominin nasıl büyüdüğünü de görmüş oluyoruz.
İlk yarıda milli gelir ve talep
Geçen yazımızda 2003 yılı ikin
Haberin Devamı

