Vatandaşla sık konuşma fırsatı buluyoruz. D. Gökçe ve T. Berksoy'la birlikte NTV'de gerçekleştirdiğimiz Ekodiyalog'dan tanıyanlar sağda solda raslayınca konuşuyor. Ayrıca konferanslarımızda mutlaka soru-cevap bölümü yapıyoruz.
Vatandaşın önemli bölümü ekonomideki olumlu gidişata inanmakta zorlanıyor. İnanmak isteyenler bile geçmiş olumsuz deneyimleri yüzünden çekiniyor. "Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş." Hak veriyoruz.
Dolayısı ile bizi iyimser bulduklarını, hatta gerçeği saptırdığımızı düşünerek kızdıklarını hissediyoruz. Halbuki, aynı Nasreddin Hoca'nın hikâyesindeki gibi, biz de haklıyız. Yayınlanan olumlu verileri ciddiye almak zorundayız.
Brüt ve net borç oranları
Geçen hafta Hazine Haziran 2005 (ilk yarı) itibariyle kamu kesimi toplam borç stoğu ayrıntılarını açıkladı. İlk yarı için milli gelir daha önce yayınlanmıştı. Dolayısı ile borç oranlarını hesaplama olanağını bulduk.
Kamu borcunu değerlendirirken milli gelire oranlamak en sağlıklı yöntemdir. Çünkü milli gelirle birlikte kamunun gelir elde etme ve borç ödeme imkânı yükselir. Milli gelirden yavaş arttığı sürece borcu çevirmek kolaylaşır.
Borç dinamiği açısından bir başka önemli ayırım, brüt ve net kamu borcu arasındadır. Hazine brüt borcunu aylık bazda ve küçük bir gecikme ile yayınlıyor. Net borç ise çeyrekler itibariyle ve daha geç açıklanıyor.
Net borç, brüt borçtan devletin menkul varlıkları düşülerek elde edilir. Varlıklar üç ana kalemden oluşuyor: Merkez Bankası net varlıkları, kamu mevduatı ve işsizlik sigortası fonu net varlıkları.
2001, 2004 ve 2005'in ilk yarısı için bulgular aşağıdaki tablodadır. 2005'in ilk yarısında brüt borcun milli gelire oranı 2 puan düşerek yüzde 75'e geriliyor. Hem iç borç hem de dış borç oranı azalıyor.
Aynı eğilim net borç oranlarında görülüyor. İlk yarıda net borç oranı 5 puan düşerek yüzde 58'e iniyor. 2001 krizi sonrasında ilk kez Maastricht kriteri olan yüzde 60'ın altını görüyor. Gene hem iç hem de dış borç oranı azalıyor.
Net borç oranının hesabında enflasyonun yarattığı hatayı düzelterek son satıra ulaşıyoruz. Buna IMF tanımlı net borç oranı da deniyor. Enflasyon düştükçe aradaki farkın azaldığı hemen görülüyor. İlk yarıda oran yüzde 55'e düşüyor.
Düşüş hızlanıyor
Çekilen fotoğraf haziran sonuna aittir. Önümüzdeki dönemde borç oranındaki iyileşmenin hızlanmasını bekliyoruz. Yıl sonunda brüt borç için yüzde 70'in, net borç için yüzde 55'in altı şaşırtmamalıdır.
İki neden var: Birincisi, yılın ikinci yarısında faizlerde düşüş sürdü. İkincisi, borç geri ödemede kullanılan özelleştirme gelirleri ikinci yarıda artıyor. Örneğin satılan Uzan şirketlerinin bedelleri Hazine borçlarından düşülecektir.
Yüksek borç oranı Türkiye ekonomisinin temel kırılganlık unsuru idi. O açıdan bu veriler çok sevindiricidir.
İlk yarıda kamu borcu
Vatandaşla sık konuşma fırsatı
Haberin Devamı

