Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

İlk yarıda dış ticaret

Konjonktür analizini son yılın

Haberin Devamı

Konjonktür analizini son yılın dış ticaret verilerine bir hafta önce uyguladık. "0.5 dolar + 0.5 euro" döviz sepeti ile ölçüp mevsimlik etkiden arındırınca dış ticarette yılbaşından itibaren sanayi üretimine paralel bir duraklama saptadık.

Analizin genel bulgularını hatırlatalım. Aynı anda hem ihracatın hem de iç talebin duraklamasına "çifte kıskaç" dedik. Neden olarak gecelik faizlerin bütçe dengesine ve Tüye dönüş olgusuna kıyasla çok yüksek tutulmasını gösterdik. Resesyon uyarısı yaptık. Bu durum kısa-orta vadede kur volatilitesi ihtimalini azaltıyor. Daha anlaşılır şekilde söyleyelim. Mevcut politika ile dış açık sorunu kurun yükselmesi ile değil, ekonominin yavaşlaması ile çözülür. Gelen resesyon dış açığı önemsizleştiriyor.

Dış ticaret verilerini değerlendirirken iki hususu önemsiyoruz. Biri euro/dolar paritesindeki dalgalanmanın düzeltilmesidir. Diğeri Gümrük Birliği ve tam üyelik perspektifi çerçevesinden AB ile ticaretin ayrıştirılmasıdır.

Bu amaçla uzun süredir basit bir yöntem kullanıyoruz. Dış ticareti dolar yerine euro cinsinden izliyoruz. Böylece ihracatın yarısını oluşturan AB ticaretini daha sağlıklı izleyebiliyoruz. Karşılaştırmalarda dönem tercihine de dikkat etmek gerekir. Sadece 2004-2005 karşılaştırması yapmak yetersiz. Mutlaka 2000'i referans yılı olarak dahil etme ihtiyacını duyuyoruz. Sonuçlar aşağıdaki tablodadır.

İlginç sonuçlar
En çarpıcı sonuç euro cinsinden AB'den yapılan ithalatın iki yıldır 17 milyar euro düzeyinde sabitlenmesidir. 2004'e göre artış sadece yüzde l'dir. AB'ye ihracat ise yüzde 10 artmış, AB ticaretinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 80'e çıkmıştir. Hem 2000'den (yüzde 58) hem de 2004'ten (yüzde 73) ciddi şekilde büyüktür. AB dışına yapılan ihracat artışı daha yüksektir (yüzde 20). Buna karşılık AB dışından yapılan ithalat rekor düzeyde (yüzde 28) artmıştır. Dolayısı ile AB dışı ile ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 53'e düşmüştür. 2000'den (yüzde 51) biraz yukarıda ama 2004'ün (yüzde 57) altındadır.

Bu verileri nasıl tefsir edebiliriz? Biri iç konjonktürle, diğeri sanayinin yapısal dönüşümü ile, üçüncüsü dünya konjonktürü ile ilgili üç gözlem yapmak istiyorum.

Bir: AB'den ithalattaki duraklama ekonomideki yavaşlama ile tutarlıdır. Değişimin giderek eksiye dönmesi beklenmelidir.

İki: AB'ye ihracat artışı AB dışından ithalat artışının bir kısmını açıklamaktadır. Türkiye AB dışı firmalar için AB iç pazarına yönelik bir üretim merkezi olmaktadır.

Üç: Enerji fiyatlarında son yılda yaşanan büyük artiş AB dışından ithalattaki büyük artışın diğer nedenidir. Bir sonraki yazının konusu ilk yarıda dış denge olacak.

DİĞER YENİ YAZILAR