Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

İlk yarıda dış finansman

Haziran sonu ödemeler dengesi verilerini değerlendiriyoruz, önce cari açığa baktık. Yıllık dış açığın 10 milyar dolar artışla 29 milyar dolara yükseldiğini gördük

Haberin Devamı

Haziran sonu ödemeler dengesi verilerini değerlendiriyoruz, önce cari açığa baktık. Yıllık dış açığın 10 milyar dolar artışla 29 milyar dolara yükseldiğini gördük.

Dış açıktaki bozulmanın boyutu milli gelire oranlayınca daha belirginleşiyor. Bir yılda yüzde 5.8'den yüzde 7.6'ya tırmanmış. Artış eğilimi dış açığın milli gelirin yüzde 10'una dayanmasının çok uzakta olmadığını müjdeliyor.

Karşımıza iki soru çıkıyor. Biri, bu sürdürülemez konjonktürün sorumlusunu bulmaktır. Cevabım biliniyor. Ekonomiyi bugünlere 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının getirdiğini söylüyorum.

Diğeri böylesine büyük bir açığın finansmanının nasıl ve nereden geldiğidir. Totolojik düzeyde olay basittir. Finansmanı bulunmasa zaten açık da olmazdı. Halbuki dış kaynak bileşiminin orta vadede ekonomik etkileri çok önemlidir.

Karşılaştırmayı yine bir yıl öncesinin yıllık verileri ile yapıyoruz. Okuyucularımı sıcak yaz günlerinde yormamak için tablo ve grafik kullanmıyorum. Ayrıntılara girmeden genel resme yöneliyorum.

"Net hata noksan kalemi" ile başlayalım. Geçen yıl 4 milyar dolar artı iken bu yıl 1 milyar dolar eksiye geçiyor.

Böylece toplam finansman ihtiyacı 15 milyar dolardan 30 milyar dolara iki katına yükseliyor. Buna karşılık ülkeye gelen toplam dış kaynak 27 milyar dolardan 48
milyar dolara çıkıyor. Döviz rezervleri 12 milyar dolar yerine 18 milyar dolar artıyor.

En büyük değişim net doğrudan yabancı sermayede yaşanıyor. 2 milyar dolardan 17 milyar dolara fırlıyor. Borsayı da ekleyince dış açığın yüzde 70'i bu kaynakla karşılanıyor. Bu tarihi rekorun da ayrıntılarına girmeyi sonraya bırakıyorum. İkinci önemli fark kamu borçlanmasında görülüyor. Yabancıların YTL tahvil yatırımlarını dahil ediyoruz. Gecen yıl 4 milyar dolar net borçlanma bu yıl 7 milyar dolar net borç ödemeye dönüşüyor. İki yıl toplamı kamu net 3 milyar dolar borç ödüyor.

Özel kesim borçlanması
Geriye kalıyor özel kesim borçlanması. İki ayrı kategoride inceliyoruz: Bankalar ve banka-dışı kesimler. Bankaların net borçlanması 9 milyar dolardan 12 milyar dolara yükseliyor. 3 milyar dolar artış var. İki yıl toplamı 21 milyar dolar ediyor. En çarpıcı borçlanma artışı ise banka-dışı kesimlerde yaşanıyor. "Reel ekonomi" özel firmalarının tümü bu kategoride yer alıyor. Net borçlanma 10 milyar dolardan 22 milyar dolara tırmanıyor. İki yıl toplamı 32 milyar dolar ediyor.

Üç uçlu bir özet yapabiliriz. Bir: kamu kesimi borç ödüyor. İki: İç piyasaya yönelik hizmet kesimlerine rekor yabancı sermaye giriyor. Üç: Özel şirketler büyük dış borçlanma yapıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR