Türkiye'de kamuoyu birbiri ile yakından ilişkili iki göstergeye, döviz kuruna ve dış dengeye çok duyarlıdır. Bu duyarlılığın bir nedeni toplumun müşterek hafızasında yer etmiş geçmiş döviz ya da kur krizleridir. Anlayışla karşılanmalıdır.
İkinci neden farklıdır. Türkiye'ye döviz kazandıran ve harcatan faaliyetlerin yapısal özelliklerden kaynaklanan "görüntü" sorunları vardır. Tipik örnek dış ticaret açığının dış açık zannedilmesidir.
Daha önemlisi, son 10 yılda dış denge hesaplarının "dandik TL" darbesini yemesidir. Para ikamesinde (sermaye kaçağında) her iki yönde hareket, kazanılan dövizle hesaba geçen döviz arasında fark oluşturur. Net hata noksan kaleminin içeriği değişir.
Dış dengenin ayrıntılarının iyi anlaşılmasını bu nedenle çok önemsiyorum. Nisan ayında son 10 yılın ödemeler dengesine beş yazı ayırdım. Şu anda 2004'ün ilk yansına bakan bu dizinin sekizinci (ve sonuç) yazısını okuyorsunuz.
Sorular ve cevaplar
Soru 1: 2004 yılında dış ticaret açığı büyüyor mu? Kesinlikle evet. 2003 yazında başlayan olumlu konjonktür yatarım ve dayanıklı tüketim harcamalan üstünden ithalatı patlatmıştır. Hangi geçmiş dönemle karşılaştırırsak karşılaştıralım, dış ticaret açığı büyüyor.
Soru 2: Dış ticaret açığı ile TL'nin değer kazanması arasında bir ilişki var mıdır? İlke olarak evet. Fiili etki zannedildiği kadar yüksek olmayabilir. Ceteris paribus, TL'nin daha düşük değerli kalması halinde dış ticaret açığı biraz inebilirdi.
Soru 3: Görünmeyen fazlası neden küçülüyor? Bilmece buradadır. Turizm sektöründeki olumlu gelişmeye rağmen diğer hizmet gelirleri ve işçi dövizleri düşüyor. Görünmeyenlerdeki fazla azalıyor. Bu ters gelişmede sermaye kaçağı kokluyoruz.
Soru 4: Dış açık tehlikeli düzeye geldi mi? Bence hayır. Kamuoyunu yanıltan yıllık bazda cari işlemler açığının 11.7 milyar dolara (GSMH'nin yüzde 4.3'ü) çıkmasıdır. Halbuki net borçlanma gereği 3.4 milyar dolar (GSMH'nin yüzde 1.2'si) düzeyindedir.
Soru 5: Borçlanma gereği sayısına güvenebilir miyiz? Bence açığı büyük gösteriyor. Görünmeyen gelirlerde gizlenen sermaye çıkışı net hata noksana yansıyan girişten daha büyüktür. Aslında borçlanma gereği daha da küçüktür.
Bundan sonrası
Yıl sonu dış denge tahminini yeni vermiştik. Gayrimenkul yatırımı net hata noksan kalemini 1.5-2 milyar dolar aşağı çeker. Buna karşılık yıl sonu için borçlanma gereği tahminini değiştirmeye gerek görmüyoruz.
Son 10 yıl ve 2004'ün ilk yarısı ödemeler dengesi üstüne yazılanınla ilgilenenler için tam metni web sayfama (adresi sayfa üstünde) koydum. Yazılanma iki hafta ara veriyorum. Eylül ortasında tekrar sizlerle birlikte olacağım.
Dostluğuna, kişiliğine ve iktisatçılığına büyük değer verdiğim Prof. Dr. Merih Celasun u kaybettik. Kendisine rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum.
İlk yarıda dış denge: Sonuçlar
Türkiye'de kamuoyu birbiri ile
Haberin Devamı

