Dış açık Türkiye ekonomisinin ezeli ve ebedi öcüsüdür. Bugünlerde tekrar canlandı. Açığın kısa sürede bile sürdürülemeyecek düzeylere tırmandığı genel geçer kabul gören bir gerçeğe dönüştü.
Ben verilerin iyi bilinmesini çok önemserim. Dış açık büyüyor mu? Büyümesi hangi kalemlerden kaynaklanıyor? Açığın finansmanı nasıl bulunuyor? Sürdürülemez noktaya gelindi mi? İlk yarı ödemeler dengesi verilerinde cevap arıyoruz.
İlk yazıda karşılaştırmayı 2000'le yaptık. Mal ticaretine baktık. İhracat ithalattan daha hızlı artıyordu. Ona rağmen baz yıl etkisi ile mal ticaretinde açık büyüyordu. Bugün hizmet ticaretini ele alacağız.
Gazetedeki köşemde yayınlanan tabloda karşılaştırmaya 1998'i ekledik. 2000'de hizmet gelirleri sorunludur. Rusya'da 1998 Ağustos sonunda kriz oldu. 1999'da Öcalan davası turist sayısını düşürdü. 2000 ilk yarı hizmet gelirleri bu iki olumsuz etkiyi yansıtır.
Hizmet gelirleri düşüyor
2004'te sadece turizm gelirleri artıyor. Ancak, hesaplama yöntemi farklı. 2004'te işçi harcamaları turizme eklendi. Artışın l milyar doları oradan geliyor. Bir sonraki yazıda göreceğimiz gibi, işçi dövizleri o kadar düşüyor.
İnşaat hizmetleri 1998'de l milyar dolardan 2004'te 0,3 milyar dolara iniyor. Ticari hizmet gelirleri 2 milyar dolar, geri kalan hizmet gelirleri 0,8 milyar dolar azalıyor. Yani turizm-dışı hizmet gelirleri 1998'e kıyasla 3,5 milyar dolar, 2000'e kıyasla 2,6 milyar dolar geriliyor.
Şubat krizi sonrasının en ilginç gelişmelerinden biri budur. Örneğin turist sayısı 1998'de 9,5 milyon, 2000'de 10,5 milyondur. 2004'de 17,5 milyon turist beklenmektedir. Ama hizmet gelirleri mutlak olarak düşmektedir.
2002 başından itibaren bu hususa dikkat çekiyoruz. İki ihtimal vardır. Bir: Türkiye daha az hizmet satıyor ve daha az döviz kazanıyor. İki: Hizmet satışı aynı ama sermaye kaçağı dövizi sisteme sokmuyor. Cevabı şimdilik açık bırakıyoruz.
Mal-hizmet dengesi bozuluyor
Tabloda hizmet gelirlerinin sabit kaldığı izleniyor. Navlun giderlerindeki artış diğer hizmet giderlerindeki düşüşle karşılanıyor. Turizm giderleri 1998 ve 2000'e kıyasla sadece 0,2 milyar dolar yükseliyor.
Gider sabitken gelir düşünce, hizmet dengesindeki fazla kaçınılmaz olarak 1998'e kıyasla 1,3 milyar dolar, 2000'e kıyasla 0,2 milyar dolar küçülüyor.
Hizmetler, büyüyen mal açığının kapatılmasına hiç katkı yapmıyor. Tam tersine, açığı daha da büyütüyor.
2004'ün ilk yarısında verilen 8,7 milyar dolar mal-hizmet açığı inanılmazdır. Bırakın altı ayı, yıllık bazda bile mal-hizmet açığı sadece Ağustos 2000-Şubat 2001 arasında bundan büyük gerçekleşmiştir.
Durum çok kötü duruyor. Hakikaten öyle mi? Bilmeceyi araştırmaya devam edeceğiz.
İlk yarıda dış denge: hizmetler
Dış açık Türkiye ekonomisinin
Haberin Devamı

