Mayıs ayında dünya piyasalarında beliren olumsuz hava en çok Türkiye'yi vurdu. Nedeni artık biliniyor. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası ekonomiyi sürdürülemez bir konjonktüre sıkıştırmıştı.
Merkez Bankası'nın "yüksek faiz-düşük kur" anlayışı iç içe iki süreci tetikledi. Bir: YTL ekonominin gerçeklerinden koparak aşırı değerli hale geldi. İki: Özel tüketim ve yatırım harcamalarındaki artış bir saadet zinciri oluşturarak iç talebi patlattı.
Bu koşullarda dış dengenin ekonominin zayıf halkası haline dönüşmesi kaçınılmazdı. Nitekim beklenen gerçekleşti. Özellikle 2005 ortasından itibaren cari işlemler açıkları her ay yeni rekorlar kırmaya başladı. Mayıs ayına öyle geldik.
Pazartesi günü haziran sonu itibariyle ödemeler dengesi verileri açıklandı. Böylece tam resmi görme olanağını bulduk. Kısaca gözden geçirmekte yarar gördüm.
Dış açık büyüyor
Perşembenin gelişi çarşambadan belli idi. Geçen kasımda Haziran 2006 dış ticaret ve cari işlemler açıkları için sırası ile 50 ve 30 milyar dolar öngörmüştüm. Gerçekleşme, aynı sıra ile, 49 ve 29 milyar dolar oldu.
2006 ve 2005'in ilk yarı verileri medyada yeterince karşılaştırıldı. O nedenle bir yıl öncesi ile yıllık değerleri karşılaştırmayı tercih ettim. Bu şekilde bir yılda dış dengede nasıl bir değişim yaşandığı daha iyi görülüyor.
2005 Haziran sonu itibariyle yıllık değerlerle başlayalım. Dış ticaret açığı 38 milyar dolar, bavul ticareti, altın vs. sonrası mal ticareti açığı 28 milyar dolar, cari işlemler açığı ise 19 milyar dolar.
2006'da dış ticaret açığı 11 milyar dolar artışla 49 milyar dolara, mal ticareti açığı 10 milyar dolar artışla 38 milyar dolara, cari işlemler açığı da 10 milyar dolar artışla 29 milyar dolara yükseliyor.
Dikkatinizi çekmiştir. Mal ticareti ve cari işlem açığında artış miktarı aynıdır. Bunun anlamı, hizmetler, transferler ve yatırım gelirleri toplamında oluşan net fazlanın sabit kaldığıdır.
Tarihi bir rekor
Bazı gözlemler yapabiliriz. Cari işlemler açığına sadece son on iki ayın ek katkısı 10 milyar dolardır. Ayrıca, ek 10 milyar dolar açığın tümü dış ticaret dengesindeki bozulmadan kaynaklanmıştır.
Dış açığı ölçmenin sağlıklı bir yolu, milli gelire oranına bakmaktır. Haziran 2005'te cari işlemler açığının milli gelire oranı yüzde 5,8'di. Bu yıl 1,8 puan artışla yüzde 7,6'ya tırmandığını hesaplıyoruz. Saadet zincirinin bir yıl daha sürmesi halinde yüzde 10'a ulaşacağı anlaşılıyor.
Yapılan para politikası hatalarının ekonomiye ve topluma esas maliyeti dış açığın kırdığı bu tarihi rekordur. Hep söylüyorum. Bu mızrak hiçbir çuvala sığmaz.
İlk yarıda dış denge
Mayıs ayında dünya piyasalarında beliren olumsuz hava en çok Türkiye'yi vurdu. Nedeni artık biliniyor. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası ekonomiyi sürdürülemez bir konjonktüre sıkıştırmıştı
Haberin Devamı

