Irak savaşının sona ermesinden bu yana Türkiye ekonomisi olumlu bir konjonktür yakaladı. İktisat politikalarına ve hükümete güven arttı. Kur istikrar kazandı. Faizler ve enflasyon düştü. Tüketim ve yatırım harcamaları ile birlikte büyüme yükseldi.
Bu olumlu konjonktürün nedenleri hakkında çok farklı tefsirler yapıldı. Bazı meslektaşlar düzelmeyi uluslararası mali piyasalardaki gelişmelere atfetti. ABD'de faizlerin çok düşük olmasının yarattığı sıcak para hareketlerine bağladı.
Benim de savunduğum diğer bir görüş ise ağırlığı içeride uygulanan iktisat politikalarına, özellikle maliye politikasına verdi.
Toparlanmanın gerisinde hükümetin program tarafından öngörülen bütçe disiplinine uymasının yattığını söyledi.
Maliye Bakanlığı 2004'ün ilk yansı için bütçe gerçekleşmelerini açıkladı. Sonuçlar, son dönemde uluslararası mali piyasalarda havanın bozulmasına rağmen neden Türkiye ekonomisinde istikrarın devam ettiğini açıklar niteliktedir.
Kemer sıkma üstüne
Gazetedeki köşemde yer alan tabloda 2003 ve 2004 yıllan için Ocak-Haziran dönemi bütçe gerçekleşmeleri karşılaştırılıyor. İlk iki sütun cari (fiili) sayıları veriyor. Sonraki iki sütunda enflasyon etkisi temizleniyor. Reel bütçe büyüklükleri Haziran 2004 fiyatları ile ifade ediliyor. Son sütunda reel değişim gösteriliyor.
Bütçe gelirleri reel olarak çok az da olsa (yüzde 0.3) artıyor. Alt kategorilere bakıyoruz. Vergi gelirlerinde küçük (yüzde 3.3) bir reel azalma var. 2003'te çok düşük çıkan vergi-dışı gelirlerledeki hızlı artış bunu telafi ediyor.
Esas iyileşme harcamalarda görülüyor. Faiz-dışı harcamalar reel olarak yüzde 9.4 geriliyor.
Bütçe gelirleri sabitken faiz-dışı harcama azalınca, doğal olarak faiz-dışı fazla miktarında bir patlama (yüzde 33.2 artış) yaşanıyor.
Bu gelişmeyi çok önemsiyorum. Geçmiş dönemlerde, faiz-dışı fazla hedefi bütçe gelirlerinin (yani vergilerin) artması ile tutturuluyordu. Mali disiplin devletin büyümesi ile sağlanıyordu.
Konuşmalarımda bu durumu "devlet vatandaşın kemerini sıkıyor" şeklinde özetlerdim. Bu kez tersi oluyor. Bütçe gelirleri artmadığı halde faiz-dışı fazla yükseliyor. Yani devlet kendi kemerini sıkmaya başlıyor.
Bütçe açığı küçülüyor
2004'te en büyük tasarruf faiz harcamalarında (yüzde 23.5) gerçekleşiyor. Ne kadarının nominal faizlerdeki enflasyona paralel düşüşten, ne kadarının reel faizlerdeki gerilemeden kaynaklandığını tam bilmiyoruz. Tefsir ederken bu unutulmamalıdır.
Faiz-dışı fazla artarken faiz harcamaları düşünce bütçe dengesinde çok büyük bir düzelme kaçınılmazdır. Nitekim yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla bütçe açığı neredeyse yarı yarıya (yüzde 46.8) geriliyor.
Ekonomide istikrarlı gidişin mali disiplinin kararlı şekilde sürdürülmesi sayesindedir. Somut kanıtı açıklanan bütçe sayılarındadır. Mali disiplini böylesine tavizsiz uyguladığı için hükümeti kutluyoruz.
İlk yarıda bütçe
Irak savaşının sona ermesinden
Haberin Devamı

