IMF tarafından hazırlanan Küresel Mali İstikrar Raporu son günlerde kamuoyunu meşgul etti. Aşırı değerli kur, büyük dış açık ve yükselen enflasyon üçgenine sıkışan ekonomileri tatsız sürprizlerin beklediği IMF tarafından da kabul edilmiş oluyor.
Maalesef bu hafta raporu basmaya ve okumaya fırsat bulamadım. Bilgisayar ekranında söyle göz atabildim. Malumu ilan ötesinde ek bir bilgi taşıdığını sanmıyorum. Yazıp yazmamaya okuduktan sonra karar vereceğim.
Bugün Hazine’nin aybaşında yayınladığı kamu net borç stoğu verilerine bakmak istiyorum. Borç stoğu daima yararlı bilgiler taşır. Bir bölümü önümüzdeki dönem konjonktürü açısından da önemlidir.
Net borç hesabı
Yöntemle ilgili bir kaç hatırlatma yapalım. Hazine merkezi yönetimin brüt borç stoğu ayrıntılarını her ay açıklıyor. Mart 2006’da 335 milyar YTL’dir. Ancak bu veri kamu borcunun tam resmini görmemize yetmiyor. İki düzeltmeye ihtiyaç duyuyoruz.
Birincisi merkezi yönetim dışında kalan kamu kuruluşlarının borçlarıdır. Mart 2006’da 15 milyar YTL tutuyor. Merkezi yönetimle toplayınca kamu kesimi brüt borcuna ulaşıyoruz. Mart 2006’da 350 milyar YTL’dir.
İkincisi Mart 2006’da kamu kesiminin mali varlıklarıdır. Üç ana kalem var. Merkez Bankası’nın varlıkları net 32 milyar YTL’ye ulaşıyor. 23 milyar YTL Hazine’nin 12 milyar YTL diğer kamunun toplam 35 milyar YTL mevduat var. 19 milyar YTL ise işsizlik fonunda birikmiş duruyor. Toplayınca kamu kesimi brüt varlıklarını elde ediyoruz. 86 milyar YTL’dir.
Mart 2006 için durumu özetleyelim. Hazine’nin 335 milyar YTL olan doğrudan brüt borcu diğer kamu eklenince 350 milyar YTL’ye çıkıyor. Bundan kamu kesimi brüt varlıkları tutarı 86 milyar YTL düşüyoruz. Kamu net borç stoğu ise 264 milyar YTL.
Net borç düşüyor
Bu borç çok mu? Yoksa az mı? Bu soruları cevaplamak için iki karşılaştırma yapılıyor. Bir: daha önceki yıllara bakılıyor. Nominal ve reel değişimi araştırılıyor. İki: milli gelire oranlanıyor. Mutlak büyüklüğü ve değişimi hesaplanıyor.
Net kamu borç stoğu 2004 sonunda 272 milyar YTL, 2005 sonunda ise 271 milyar YTL imiş. Demek ki 2004 sonundan Mart 2006’ya 7 milyar YTL azalmış. Nominal yüzde 2.8 geriliyor. Aynı dönemde TÜFE yüzde 9 arttığından reel düşüş yüzde 12.3 oluyor.
Net borcun değişimi maliye politikasını yansıtır. Nominal ve reel gerileme çok önemlidir. Kamu dengesinde nominal ve reel fazla olduğunu gösterir. Net dış borcun toplama oranı yüzde 12’ye indiği için bu hesapta kur etkisinin kalmadığını belirtelim.
Net kamu borcunun milli gelire oranı 2001’de yüzde 91’e tırmanarak rekor kırmıştı. 2004’de yüzde 63’e, 2005’de yüzde 56’ya düşmüştü. 2006’nın ilk çeyreğinde yüzde 53’e iniyor. 2006 yıl sonunda yüzde 45 civarına düşmesi beklenmelidir.
Nominal bütçe fazlası ve kamu borcunda nominal gerileme bugünün Türkiye ekonomisini geçmişten ayırdeden en temel özelliklerdir. Üstüne, ekonomiyi malum üçgene sıkıştırma sorumlusunun maliye politikası olmadığına da kanıttır.
İlk çeyrekte net kamu borcu
IMF tarafından hazırlanan Küresel Mali İstikrar Raporu son günlerde kamuoyunu meşgul etti. Aşırı değerli kur, büyük dış açık ve yükselen enflasyon üçgenine sıkışan ekonomileri tatsız sürprizlerin beklediği IMF tarafından da kabul edilmiş oluyor
Haberin Devamı

