Yılın ilk çeyreğine ilişkin veriler birer birer ortaya çıkıyor. Mart sonu için enflasyon, bütçe gerçekleşmesi-borç stoğu ve Ocak için istihdam daha önce açıklanmıştı. Cuma günü mart dış ticareti geldi. Bu hafta Mart ayı ödemeler dengesi verileri yayınlanır.
Geçmiş deneyimlerin de etkisi ile, Türkiye'de kamuoyu dış denge ve döviz kuru gelişmelerine aşırı duyarlıdır. Diğer göstergelere bunların süzgecinden geçirerek bakar. O nedenle ben de analize dış ticaret verileri ile başlıyorum.
Doğallıkla dış denge deyince cari işlemler hesabını kastediyoruz. Ancak, dış ticaret açığının özel bir yeri var. Birincisi, dış ticaret akımları toplam döviz gelir ve giderlerinin dörtte üçünü oluşturuyor. İkincisi, mevcut konjonktürde cari işlemler açığını tümü ile dış ticaret belirliyor.
Dış açıklar büyüyor
Dış dengeyi hesaplarken bir ölçme sorunu karşımıza çıkıyor. Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği on birinci yılında. İhracatın yüzde 55'i AB'ye yöneliyor. İthalatın yüzde 40'ı AB'den geliyor. Halbuki dış ticaret ve ödemeler dengesi muhasebesi dolarla tutuluyor. Dolayısı ile veriler euro/dolar paritesindeki dalgalanmadan etkileniyor. Bu açmazdan kurtulmak için uzun süredir dış ticareti euro cinsinden izlemeyi tercih ediyorum.
Aşağıdaki tabloda 2005 ve 2006'ın ilk çeyrekleri (Ocak-Mart dönemi) verileri karşılaştırılıyor. İlk üç bölümde AB, AB-dışı ve toplam dış ticaret ayrı ayrı milyar euro cinsinden gösteriliyor. Son bölümde ise ihracatın ithalatı karşılama oranları yer alıyor.
İyi haber, hem AB'ye hem de AB-dışına ihracatın artması. Kötü haber ise, hem AB'den hem de AB-dışından ithalatın daha hızlı artmasıdır. Doğal olarak, ithalat ihracattan daha hızlı artınca dış ticaret açığı hızlı büyüyor. İhracatın ithalatı karşılama oranları ise düşüyor.
Sadece petrol değil
AB-dışı ile ticaret AB ile ticaretten daha hızlı büyüyor. Yani hem ihracat hem de ithalat daha hızlı artıyor. Önemli bir nedeni petrol ve hammadde fiyatlarındaki artıştır. İthalatı doğrudan, ihracatı üretici ülkelerin zenginleşmesi sayesinde yükseltiyor.
Öte yandan AB ile dış ticaret açığı neredeyse iki katına fırlıyor. Halbuki Türkiye AB'den sanayi ürünleri ithal ediyor. Yani AB ile açığın iki katına çıkmasında petrol ve hammadde fiyatlarının etkisi yoktur.
AB ile dış ticaret dengesindeki bozulmayı 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının yol açtığı olumsuz konjonktür açıklıyor. Maalesef iç talep balonu şişmeye devam ediyor. Yaz başında dış ticaret açığı 50 milyar doları, cari işlemler açığı ise 30 milyar doları görecektir.
İlk çeyrekte dış ticaret
Yılın ilk çeyreğine ilişkin ve
Haberin Devamı

