Ocak-Mart 2004 dönemi dış ticaret verileri DİE tarafından açıklandı. Geçen yıl hem ihracat hem de ithalat tarihi rekor kırmıştı. Aynı eğilimin bu yıl da devam etmesi bekleniyordu. Sayılar o yönde çıkıyor.
Yılbaşında yayınladığımız dış ticaret tahminlerini tekrarlayalım. 2004'de 59 milyar dolar ihracat, 89 milyar dolar ithalat ve 30 milyar dolar dış ticaret açığı öngördük. 2000'de dış ticaret açığının 27 milyar dolar olduğunu hatırlatalım.
12 aylık toplamlara bakarsak, ihracat 50 milyar dolar, ithalat 75 milyar dolar, dış ticaret açığı 25 milyar dolar çıkıyor. Yılın bitmesine daha dokuz ay var. Yani yukarıdaki tahminleri değiştirmek için bir neden görmüyoruz.
Euro ile dış ticaret
Türkiye'de kamuoyu dış ticaret açığına karşı çok duyarlıdır. Gerisinde, geçmişte büyük dış ticaret açıkları sonrasında yaşanan döviz ve kur sıkıntıları yatar. Haklı olarak, "gene mi?" sorusu akla geliyor.
O nedenle, dış ticaret verilerini tefsir ederken çok dikkatli olmak, "ince eleyip sık dokumak" gerekiyor. Özellikle kullanılacak hesap birimi ve karşılaştırma yapılacak yılın seçilmesi önem kazanıyor.
Ben karşılaştırmalarda euroyu kullanmayı tercih ediyorum. Türkiye'nin dış ticaretinde AB'nin payı takriben yüzde 50'dir. Görünmeyen gelirlerinde ise bu oran üçte iki hatta üstüne çıkıyor. Gümrük Birliği dokuzuncu yılında.
Ufukta AB üyeliği var. Dönem seçiminde 2000 yılı öne çıkıyor. İç talebin ve ithalatın en büyük patlama yılı 2000'dir. Ben katılmasam bile genel kanı Şubat krizinin temel nedeninin 2000'de yaşanan büyük dış açık olduğu şeklindedir.
Gazetedeki köşemde yer alan tabloda Ocak-Mart dönemi için 2000 ve 2004 yılı dış ticaret verileri euro cinsinden karşılaştırılıyor. Önce toplam dış ticarete, sonra sırası ile AB ile ve AB-dışı ülkelerle dış ticarete bakılıyor. Son sırada dolar/euro pariteleri gösteriliyor.
AB ile açık küçülüyor
Bence tablodaki en önemli sonuç, AB ile dış ticaret açığının 2000 yılında 1.8 milyar euro iken 2004'de yüzde 8 düşüşle 1.7 milyar euroya gerilemesidir. Bu gürültü patırtı içinde Türkiye AB ile dış ticaret açığını küçültmüştür.
Nasıl oluyor? AB'ye ihracat 3.7 milyar eurodan 5.5 milyar euroya yani 1.8 milyar euro (yüzde 50) artıyor. Halbuki AB'den ithalat 5.5 milyar eurodan 7.2 milyar euroya yani 1.7 milyar euro (yüzde 30) yükseliyor. Aradaki fark dış ticaret açığını azaltıyor.
Dolayısı ile, 2000'den 2004'e AB ile yapılan ticarette ihracatın ithalata karşılama oranı 10 puan (yüzde 15) artarak yüzde 77'ye çıkıyor. Diğer ülkelere ihracat daha hızlı artıyor ama ithalat da hızlı büyüyünce ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 55'te kalıyor.
Tabloda ortalama euro-dolar paritesinin de 2000'de 0.99'dan 2004'de 1.25'e yükseldiği anlaşılıyor. Doları hesap birimi alarak yapılan karşılaştırmaların temel sorunu paritedeki büyük dalgalanmalardır.
İlk çeyrekte dış ticaret
Ocak-Mart 2004 dönemi dış tica
Haberin Devamı

