Ekonomiye geniş perspektiften bakan yazı dizisini bitiriyoruz. Kısaca hatırlatalım. Dış açık sorunundan yola çıktık. Makro politika uyumunu araştırdık. "Bütçe dengesine ve TL'ye dönüş olgusuna kıyasla gecelik faizlerin yüksek tutulmasının yarattığı 'çifte kıskaç' ekonomiyi resesyona götürüyor" dedik.
Teorik sonuçlarımızı verilerle kontrol ettik, önce sanayi üretimine bakük. Mevsim etkilerini temizleyince sanayi üretiminin yılbaşından bu yana yatay seyrettiğini gördük. Ciddiye alınması gereken bir gelişme olduğunu vurguladık.
Resesyon sözcüğü mutlaka ekonominin küçülmesi anlamına gelmez. Daha genel tanımı ekonomik aktivitenin yavaşlaması ve giderek büyümenin durmasıdır. Doğallıkla başka göstergelerde de izlenebilmesi gerekir.
Dış ticaret verileri
Ekonomide canlılığın ya da durgunluğun bir başka önemli göstergesi dış ticaret verileridir. Bugün onları ele alıyoruz. Sanayi üretimi için yaptığımız işlemi ihracat ve ithalat sayıları ile tekrarlayacağız.
Sanayi üretimi bir endekstir. İhracat ve ithalat ise dolar cinsinden mutlak sayılardır. Dolayısı ile ikisi de euro/dolar paritesinden etkilenir. Örneğin euro, dolara karşı değer kazanırken ihracat ve ithalat daha hızlı artar.
Bu sorunu çözmek için basit bir yöntem kullanıyoruz. "0.5 dolar+ 0.5 euro" şeklinde bir döviz sepeti tanımlıyoruz. Her ayın ihracat ve ithalatını o ayın paritesi ile döviz sepetine dönüştürüyoruz.
Dış ticaret de mevsimlerden çok etkilenir. Tramo-Seat yöntemi ile mevsimlik etkilerini temizliyoruz. 2003 yılı ortalama aylık ihracat ve ithalat tutarlarını baz (100) kabul eden bir endeks hazırlıyoruz.
Aşağıdaki grafikte son oniki ay için düz çizgi ihracatın, kesikli çizgi ithalatın seyrini gösteriyor. Ekim ve Ocak aylarında Şeker ve Kurban Bayramları nedeni ile dış ticarette özel bir gerileme olduğunu belirtelim.
İhracat yerinde sayıyor
2004'te hem ihracatta hem de ithalatta büyük bir artışın gerçekleştiği derhal görülüyor. Yıl sonunda ikisi için de aylık değer 2003 ortalamasının yüzde 40 üstüne çıkıyor. 2004'te ithalat artışı biraz daha yüksek olsa bile ihracatın da hızlı arttığı anlaşılıyor.
2005 yılında aniden manzara değişiyor. Şubat ayında Kurban Bayramı sonrası trendle uyumlu bir artış oluyor. Ama Mart'tan itibaren ihracat yerinde sayıyor. Mart, Nisan ve Mayıs ihracattan Şubat'in alünda kalıyor. Haziran'da çok küçük bir hareket oluyor.
İthalat bu yıl da yükseliyor. 2004'ün ikinci yansında ihracata paralel giden ithalat endeksi yılbaşından sonra arayı açıyor. Ne var ki, Şubat sonrasında ithalat artışının da yavaşladığı hatta durduğu dikkatimizi çekiyor.
Sanayi üretiminde ve dış ticarette yaşanan durağanlık, resesyon riskinin uçuk bir iktisatçının marazi muhayyelesinden kaynaklanmadığının yeterince kanıtlandır.
İhracatta durağanlık
Ekonomiye geniş perspektiften
Haberin Devamı

