Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Hukuk ve ahlak

İktisat-ahlak ilişkisini deşiy

Haberin Devamı

İktisat-ahlak ilişkisini deşiyoruz. Bireyin çıkarı ile örtüşmediği halde bir davranışı kabullenmesini kural sağlar. Şekil şartına bağlanmış (formel) kurala kanun (hukuk) denir. Bunlara uyulmasını devlet gücü temin eder.

Ancak diğerlerinin uyduğu kuralı delmek yani "bedavacılık" birey için çok kârlıdır. Ama herkes bedavacı olmaya kalkınca sistem çöker. Herkes zararlı çıkar, iktisat literatüründe bu duruma "koordinasyon sorunu" denir.

Bu noktada devreye zihniyet boyutu girer. Bir toplumda özel ahlakla kamusal ahlak ayrışabilir. Kamusal alanda "bedavacılık" yüceltilebilir. "Devlet malı deniz, yemeyen domuz" özdeyişini örnek verebiliriz.

Ancak özel ve kamusal ahlak arasındaki bu kopuşa tüm toplumlarda rastlanmaz. Karşımızda çok önemli bir soru vardır. Neden bazı toplumlarda bedavacılık zihniyeti hakim oluyor? Diğerlerinde olmuyor?

İki farklı hukuk sistemi
Kamusal ahlak sorunlarının bir ucunda toplum diğer ucunda da devlet yer almak zorundadır. Daha açık söyleyelim. Kamusal ahlak, tanım icabı, vatandaşın devletle olduğu kadar devletin vatandaşla ilişkilerini yansıtır.

Vatandaş-devlet ilişkileri hukuk sisteminde somutlaşır Dolayısı ile bir toplumda hukuki yapının oluşum ve özelliklerinin analizi önem kazanır. Böylece hem mülkiyet haklarının hem de kamusal ahlakın belirlenmesine ışık tutmak mümkün olur.

Bekleneceği gibi, hukuk ve iktisat ilişkisini gündeme kurumsal iktisat okulu taşıdı. Yale Üniversitesi'nden A. Shleifer, Harvard'dan E. Glaeser, Dünya Bankası'ndan S. Djankov gibi araştırmacılar ilginç çalışmalara imza attı.

Dünya çapında en yaygın uygulanan iki hukuk sistemi karşılaştırıldı: Anglosakson "avam hukuku" (common law), Fransız sivil hukuku, ilki daha ademimerkeziyetçi ikincisi ise daha merkeziyetçi yargı sistemlerine tekabül ediyor. Örneğin ilkinde jüriler, ikincisinde profesyonel yargıçlar öne çıkıyor.

Djankov ve arkadaşlarının Quarterly Journal of Econonıics'de (2003) "Mahkemeler" adlı bir makalesi yayınlandı. 109 ülkede kira ödemeyen kiracının tahliyesini ve karşılıksız çekin tahsilini inceliyor. Bu amaçla uygulamayı yavaşlatan usul şekilciliği ölçüsü geliştiriyor. İki hukuk kökeninden gelen ülkelerdeki farklılığı yakalıyor.

Yolsuzluğun hukuki kökeni
Yargıda merkeziyetçilik beraberinde usul şekilciliği getiriyor. Mahkemenin kesinleşmesi ve kararın fiilen uygulanması çok daha uzun zaman süresi gerektiriyor. Anlaşmazlıkların yargı yolu ile hızlı ve etkin çözümü zorlaşıyor.

Hukuk işlemeyince vatandaş ne yapıyor? Sorunlarını hukuk dışı yollardan halletmenin yöntemlerini geliştiriyor. Hem kamu kadroları hem de toplum bunları meşru görmeye Kamu ile diğer ilişkilerine de yansıtıyor.

Özetle, Fransız kökenli hukuk sistemini benimseyen ülkelerde kamuda kötü yönetim ve yolsuzluğa daha yaygın rastlanıyor. Devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR