Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Haberler iyi

Geçen yıl da böyle olmuştu. Ağ

Haberin Devamı

Geçen yıl da böyle olmuştu. Ağustos başında, seçim kararını almış olmasına rağmen Meclis güzel bir sürpriz yapmıştı. Başta idamın kaldırılması. AB yolunda çok önemli kararlar alınmıştı.

Bu yıl kabul edilen reform yasaları yakın tarihimizin önemli dönüm noktalarından biridir. Hükümeti ve Meclisi bütün kalbimle kutluyorum. Reformlar sadece AB ile ilgili değildir. Daha da önemlisi Türkiye'nin iç dinamiklerinin yeni bir ivme kazanmasıdır.

5 Ağustos 2002 tarihli 'Türkiye Kazandı" başlıklı yazımın son paragrafını aynen almak istiyorum.

"Türkiye bir kere daha karamsarları utandırdı. AB yanlıları ve iyimserler kazandı. Biz kazandık. AB karşıtları ve karamsarlar kaybetti. Yaşasın iyimserlik. Teşekkürler Türkiye."

Beşinci gözden geçirme
Üstüne, Cuma günü IMF İcra Direktörleri Kurulu toplantısında Stand by anlaşmasının beşinci gözden geçirmesi de onaylandı.

500 milyon dolar IMF kredisi serbest bırakıldı.

Hükümetin bu amaçla verdiği ek Niyet Mektubu internette yayınlandı.

Erdoğan Hükümeti'nin mevcut istikrar programı karşısındaki tavrı uzun süre spekülasyon konusu olmuştu. Şu yada bu şekilde mali disiplinin bozulacağı, IMF ile ilişkilerin kopma noktasına geleceği iddia edilmişti.

Benim tavrım biliniyor. Ufak tefek gecikmeler ve anzi sürtüşmeler olsa bile sonunda programın esasının uygulanacağını savundum. Sonuç benim dediğim gibi çıktı. Hükümet IMF'e taahhütlerini yerine getirdi.

Gözden geçirme onaylandı.

IMF Başkanı Horst Köhler'in bu konuda yaptığı açıklamadaki bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Köhler şöyle diyor: "IMF politikası çerçevesinde, İcra Kurulu Türkiye'nin borç yönetimini güçlendirerek hükümetin reform programının başarısına katkı yapmak amacı ile 2004-05 dönemindeki borç geri ödemelerinden bir bölümünü 2005-06 yıllarına aktarmayı desteklemiştir."

2004'de rahatlıyor
Bir süredir, program muhalifleri 2004'den itibaren IMF'den alınan borçların geri ödemesinin başlamasından medet umuyorlardı.

Yani 2003'de işler iyi gitse bile 2004'de Türkiye'nin tekrar sıkıntıya gireceği ima ediliyordu.

IMF'nin bu karan o bakıma çok önemlidir. Sonbahar ve kış dönemlerinde yapay güven bunalımları yaratılması ihtimaline vurulmuş ciddi bir darbedir.

Programa güven devam edince faizlerdeki düşüş sürecektir, iç talepte başlayan canlanma devam edecektir.

Hem siyasetten hem de ekonomiden gelen iyi haberler çok sevindiricidir. Türkiye hakkında iyimserliğimizi sürdürüyoruz. İyimserlerin sayısının giderek artacağına inanıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR