Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Gelir dağılımı: genel gözlemler

DİE tarafından yayınlanan geli

Haberin Devamı

DİE tarafından yayınlanan gelir dağılımı verileri bu hafta kamuoyunun ilgisini çekti. Maalesef Türkiye'de doğrudan gelir dağılımını ölçmeyi amaçlayan çalışma yapılmaz. Gelir dağılımı başka bir araştırmanın yan ürünü olarak hesaplanır.

Söz konusu araştırma TÜFE'ye yöneliktir. Tüketici fiyat artışlarının ölçülmesi için ortalama tüketim sepetini saptamak gerekir. Çünkü zaman içinde, gelirin artması ve mal-hizmet nisbi fiyatlarının değişmesi sonucu tüketim kalıpları değişir.

TÜFE'de kullanılan sepet eskiyince, DİE kapsamlı bir "Hanehalkı Bütçe Anketi" yapar. Bu ankete katılanların harcamaları kadar gelirleri de izlenir. Böylece gelir dağılımı verileri de elde edilir.

TÜFE için bundan önce 1987 ve 1994'de hanehalkı bütçe anketi gerçekleştirilmişti. 2002'de anket yenilendi. Bu anketten bulunan ortalama tüketim sepeti kullanılarak 2004'den itibaren 2003'ü baz yıl alan yeni bir TÜFE serisi başlayacak. Ayrıca DİE'nin bundan sonra her yıl bu anketi yenileyeceğini de memnuniyetle öğreniyoruz.

Anketin özellikleri
Tahmin edileceği gibi, bir ülkedeki tüketicilerin bir yıl içinde hangi mal ve hizmetleri kaça ve nereden satın aldığını saptamak kolay bir iş değildir. İdeali tüm vatandaşları tüm harcamalarını izlemek olurdu. Ancak pratikte bu çok zordur. Ayrıca çok pahalıdır.

Bu durumda "anket" adı verilen bir yöntem uygulanır. Türkiye nüfusunu temsil ettiği düşünülen sınırlı sayıdaki tüketici izlenir. İzlenecek hanelerin seçilmesine "örnekleme" denir. İstatistik içinde başlı başına bir uzmanlık alanıdır.

DİE'nin açıklamasında örnekleme ilkeleri de anlatılıyor (www.die.gov.tr). Ocak-Aralık 2002 arasında her ay 800 hane seçiliyor. Her hane o ay boyunca elde ettiği gelir ve yaptığı fiili harcamaları kaydediyor. Yıl toplamında 9.600 hane izlenmiş oluyor. 70 milyon nüfusa sahip bir ülkede bu sayı size yetersiz gibi gelebilir. 35 milyon seçmenin oy kullandığı bir seçimde sonucun 1.000 hatta daha az kişi ile yapılan bir anket aracılığı ile doğru saptanabildiğini hatırlatalım.

Anket birimine "hane" denir. İktisatta çok kullanılan bir kavramdır. Aynı mekânda ikamet eden bir ya da birden fazla insan hane oluşturur. Anne, baba ve çocuklardan oluşan bir aile doğallıkla bir hanedir. Ama tek başına oturan bir emekli ya da çocuğu ile oturan dul bir anne de hane kabul edilir.

Hassas konudur
Bir piyasa ekonomisinde üretilen toplumsal gelirin, o toplumu oluşturan bireyler ve farklı gelir kategorileri arasında dağılımı daima ve her yerde çok hassas bir konudur. Ortaya çıkışından itibaren iktisat teorisinin temel uğraş alanı olmuştur. Klasik, neoklasik, Marksist, Keynesyen, vs. her iktisat okulu farklı bir gelir dağılımı teorisine tekabül eder.

Gelir dağılımının "ölçme" tarafı da sorunludur. Fiilen varolan bir ekonomide gelir dağılımını ölçmekte kullanılabilecek yöntemler ciddi teorik tartışmalara neden olmuştur. Her ölçü için ciddi eleştiriler getirmek mümkündür.

Ekodiyalog ortağım Deniz Gökçe'nin doktorası gelir dağılımının ölçülmesi üzerinedir. Dolayısı ile gelir dağılımı konularının "Deniz'in çöplüğü" olduğunu kabul etmem gerekir. Gene de başka yazılarda ben de görüşlerimi söylemeden edemeyeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR