Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Farklı görüşler

Bir yılın daha sonu gözüktü. Z

Haberin Devamı

Bir yılın daha sonu gözüktü. Zaman su gibi akıyor. Günlük kavgalar ve heyecanlar bütün enerjimizi emiyor. Ama sonradan büyük bölümü bir iz bile bırakmadan yok oluyor. Yerlerini başka sorunlar alıyor.

IMF destekli enflasyonla mücadele programı uygulamaya Aralık 1999'da girmişti. Böylece altıncı yılını dolduruyor. İki ay sonra Şubat krizinin beşinci yıldönümü geliyor. İnsan gayri ihtiyari "o kadar oldu mu!" diyor.

Bir süredir konjonktür analizine yoğunlaştım. Bugün daha genel düzeyde bir değerlendirme yapmak istiyorum. Orta-uzun vadeyi kapsayan bir soruyu cevaplandırmak istiyorum. Türkiye ekonomisi bu dönemde ne kadar yol katetti?

Gene karamsar-iyimser
Soruyu başka türlü soralım. Türkiye ekonomisi 2005 sonu itibarıyla enflasyonla mücadele programının başladığı 1999'dan daha iyi bir yerde midir? Bu soruya "hayır, daha kötüdür" diyen ağır karamsarların varlığı biliniyor.

Bu görüşe hiç ama hiç katılmıyorum. Son altı yılda Türkiye pek çok alanda inanılmaz yol aldı. Toplum büyük fedakarlık yaptı. Karşılığında da önemli kazanımlar elde edildi. Ekonomi köklü bir yapısal değişim geçirdi.

Bu dönüşümün kanıtları ortadadır. Kamu açığının milli gelire oranı bu yıl ABD, Almanya, Fransa, vs. pek çok gelişmiş ülkenin altına indi. Kamu borcu nominal düşüşe geçti. Yıllık tüketici enflasyonu bir buçuk yıldır tek haneli seyrediyor. Daha ne olsun!

Öbür uçta ebedi iyimserler yer alıyor. Onlara göre hem yapısal dönüşüm hem de konjonktür iyi yönetildi. Para politikasında hata yapılmadı. Dış açıkta ve aşırı değerli TL'de risk yok Doğallıkla bu iyimserlik geleceğe de yansıtılıyor.

Bu görüşü de benimsemiyorum. Yapısal dönüşümde gerçekleşen başarıyı kabul ediyorum. Ama konjonktürün yönetimi ve özellikle para politikası konusunda çok farklı düşünüyorum. Dolay ısı ile gelecek senaryolarında da ayrışıyorum.

Grinin tonları
Siyah-beyaz gibi iki uç tavrı kendi gri pozisyonumuzla karşılaştırdık. Doğal olarak gerçek yaşamda grinin başka tonlarına da rastlanıyor. Bunlardan birine kısaca değinelim.

Bir kesim 2001 krizi sonrasında özellikle dalgalı kur rejimine karşı çıktı. Sistematik olarak çok karamsar senaryolar yazdılar. "Yürümez, batar" dediler. Ama son dönemde iyimser takıma transfer oldular.

İlginç buluyorum çünkü benim tam zıttım oluyor. Yapısal dönüşümü yetersiz buluyorlar. Buna karşılık para politikasını, yani yüksek faizleri ve sonucunda oluşan aşırı değerli TL'yi çok beğeniyorlar. Büyümenin ancak dış kaynakla gerçekleşebileceğini savunuyorlar.

İktisatçı sayısı kadar farklı görüş olduğu hep söylenir. Doğrudur. Ona rağmen yukarıdaki dört ana görüşün yelpazenin çok büyük bölümünü kapsadığını sanıyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR