Enflasyondaki düşüşün doğal sonucu olarak Merkez Bankası dün faizlerde 3 puanlık bir indirim yaptı.
Merkez Bankası'nın gecelik borçlanma faizi yüzde 35'den yüzde 32'ye. borç verme faizi ise yüzde 41'den yüzde 38'e düşürüldü. Bunlara Merkez Bankası'nın ilan ettiği faizler anlamında, "kotasyon" da deniyor.
Bir teknik konuyu hemen belirtelim. Bu faizler basit ve brüttür. Bileşik net faizi bulmak için yüzde 17,6 vergiyi düşmek ve gecelik getiriyi yıllığa taşımak gerekiyor.
Basit yüzde 32'nin net bileşiği yüzde 30 ediyor.
Önümüzdeki on iki aylık dönemde enflasyon hedeflerinin tutturulduğunu varsayalım. Ağustos 2003 - Temmuz 2004 enflasyonu takriben yüzde 16 olacaktır. Buradan kotasyon reel faizini yüzde 12,2 hesaplıyoruz.
Dikkat edilirse, reel faiz indirim sonrasında da yüksektir. ABD'de halen muadil reel faizin sıfırın biraz altında, AB'de ise artı bir puan civarında olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Faiz ve para politikası
Kısa vadeli para piyasası faizleri son dönemde dünya merkez bankaları tarafından temel para politikası aracı olarak görülüyor.
Eskiden merkez bankaları emisyonu ya da para miktarını (para arzını) denetlemeye çalışırlardı.
İktisat teorisinin belki de en eski teorisi piyasadaki para miktarı ile enflasyon arasında bire bir ilişki olduğunu öneren "paranın miktar teorisidir". 18'inci yüzyılda bile bu ilişki biliniyordu.
Kıymetli madenlere bağlı olmayan kanuni para ve ardından gelen teknolojik gelişmeler (ATM'ler, EFT, vs.) piyasadaki para miktarının merkez bankaları tarafından denetlenmesini zorlaştırdı. Böylece kısa vadeli para piyasası faizleri temel para politikası aracı olarak öne çıktı.
Aynı süreci dalgalı kura geçilmesi sonrasında Türkiye'de izliyoruz. Şubat krizinden mayıs sonuna kadar geçen üç ayı bir çalkantı dönemi olarak hariç tutabiliriz. Haziran 2001'den bu yana Merkez Bankası para politikasını esas itibariyle gecelik faizler aracılığı ile yürütüyor.
Kotasyon ve bono faizleri
Merkez Bankası'nın saptadığı kotasyonla piyasada arz ve talep tarafından belirlenen bono faizleri arasında bir ilişki var mıdır? Varsa nasıldır? Para politikasının faizler aracılığı ile işleyişini anlamak için bu soruya cevap aramak gerekir.
Merkez Bankası bu ilişkinin zayıf olduğunu birkaç kere tekrarladı. Son olarak Irak savaşı sırasında kotasyon yüzde 41 iken üç aylık bono faizlerinin yüzde 55'lere kadar tırmanmasını örnek gösterdi.
Kotasyonun etkisini anlamak için iktisat teorisinde çok kullanılan taban fiyat kavramına başvurabiliriz.
Kotasyon bono faizleri için bir taban fiyat oluşturur.
Tüm taban fiyatlarda olduğu gibi, piyasa fiyatı bunun üstüne çıkabilir. Ama altına düşemez.
Dolayısı ile kotasyonun indirilmesi bono faizlerinin yükselmesini engelleyemez. Fakat düşmesine izin verir. O nedenle kotasyon indirimi bono faizlerinin de gerilemesinin önünü açacaktır.
Faiz indirimi
Enflasyondaki düşüşün doğal so
Haberin Devamı

