2002 sonu itibariyle kamu borcunu değerlendirmeyi sürdürüyoruz. Pazar günü reel borcu hesapladık. Sabit fiyatlarla borcun 2002'de 11,6 ktr. TL arttığını saptadık. Hazine net borç almış. Yani 2002 yılında faiz-dışı fazla borcun reel faizlerini ödemeye yermemiş.
Salı günü borcun TL ve döviz dağılımına baktık. İki husus öne çıktı. 2002'de toplam borçta TL cinsinden borcun payı azalırken dövizle borcun payı artmıştı. Bu ise reel borçtaki değişimin döviz kuruna bağımlılığını yükseltmişti. Sıra bu sayılardan hareketle 2003'de bütçeden ödenecek faizleri hesaplamaya geldi.
Varsayımlar
Programın enflasyon hedefi bana makul geliyor. TÜFE'yi yıl sonu için yüzde 20, yıllık ortalamasını ise yüzde 25 alıyorum. Piyasalar da bu iki sayıyı kabullendi. Normal koşullarda sürpriz beklenmiyor. Dalgalı kurda döviz kuru için nokta tahmin yapmak çok zordur. Buna karşılık ortalama kur hakkında iyi kötü bir fikrimiz var. Ancak dolar kuru için parite değişikliğini göz önünde tutmak gerekiyor. Ben hesaplarımda "1 dolar artı 1,5 euro" döviz sepetini kullanıyorum. Ortalama pariteyi euro = 1,11 dolar, yurt dışı enflasyonu yüzde 2 varsaydım.
Baz senaryoda reel kuru sabit tutan ortalama sepet devalüasyonu yüzde 23 ve yıl sonu sepet devalüasyon yüzde 17,7 çıktı. Aralık 2003'de dolar 1.772.000 TL, euro ise 1.966.000 TL oluyor.
2003 yılı milli geliri 365 ktr.TL öngörülüyor. Faiz dışı fazla hedefi yüzde 6,5'la çarparak bütçenin 23,7 ktr.TL faiz dışı fazla vereceğini buluyoruz. Son olarak Hazine'nin döviz borçlanmasında ortalama faiz haddini yüzde 6,5 hesaplıyorum.
Sonuçlar
Dövizle borcun faizi ile başlayalım. 2002 sonundaki 86,1 milyar dolar dövizle borcun faizi 5,6 milyar dolar tutuyor. Ortalama sepet devalüasyonu kullanınca 10,8 ktr. TL faiz harcaması buluyoruz. Ancak, yıl sonu sepet devalüasyon enflasyondan düşük olduğundan Hazine döviz borcunda 3,3 ktr. TL sermaye kazancı yazıyor. Reel faiz ödemesi 7,5 ktr. TL'ye iniyor. Demek ki faiz dışı fazlada TL reel faizleri için (23,7 - 7,5 =) 16,2 ktr.TL kalıyor. 2002 sonu TL borcu 101,7 ktr. TL'yi 2003 yıl sonu enflasyon oranı yüzde 20 ile çarparak 20,3 ktr. TL enflasyon etkisini buluyoruz.
Reel faizle toplayınca 36,5 ktr. TL toplam TL faiz harcaması elde ediyoruz. Dönem başı borçla bölünce ortalama nominal TL faiz yüzde 35,9, reel TL faiz ise yüzde 13,3 çıkıyor. Ne yaptık? Enflasyon, kur, döviz faizi ve faiz-dışı fazla için varsayımlar yaptık. Bu koşullarda reel borcu sabit tutacak TL faizlerini bulduk. Ne var ki, yüzde 13,3 reel faiz 2003 için gerçekçi durmuyor. Demek ki sistem yürümeyecek.
Şimdi bugüne bakalım. Bonolarda halen faizler üç ay için yüzde 44'le yıllık yüzde 58 arasında. Vade ağırlıklı ortalamayı nominal yüzde 49 yani reel yüzde 24,4 hesaplıyoruz. Enflasyon, parite, döviz faizi ve faiz-dışı fazla varsayımları aynı kalsın. Bugünkü faizin yıl boyunca sürmesi halinde reel borcu sabit tutacak döviz kurunu arayalım. Ortalama sepet devalüasyonu yüzde 17,8'de buluyoruz. TL yüzde 5 değer kazanıyor. Yıl sonunda dolar 1.640.000 TL ve euro 1.820.000 TL oluyor. Bu kurlarda dövizle borcun sermaye kazancı artıyor. Yüzde 24,4 reel TL faizine rağmen reel borç sabit kalıyor.
Faiz hesapları
2002 sonu itibariyle kamu borc
Haberin Devamı

