Başlığı ilk 17 Aralık 2005 tarihli yazımda kullandım. Üçüncü çeyrek milli gelir verileri yayınlanmıştı. Ondan önce ben ekonominin yavaşlayacağını öngörmüştüm. Tam tersine hızlandığı anlaşıldı. Yanılgım dost ve düşmanlarımı çok sevindirdi.
Ben de boş durmadım. Uzun bir yazı dizisi ile büyümenin kalitesini araştırdım. Durumu dört slogana sığdırdım: Sanayisiz büyüme, ihracatsız büyüme, istihdamsız büyüme ve enflasyonist büyüme.
Büyümeyi iç talepte yaşanan büyük artış çekiyordu. Başta gayrimenkul ve inşaat sektörü, bir "iç talep balonu" oluşuyordu. Bir başka yazıma "Sanayi kalmadı Towers verelim" başlığını koydum. Balonun sorumlusu olarak 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasını ilan ettim.
2005 yılı milli gelir verileri TÜİK tarafından açıklanınca neden "eyvah, beklenenden de hızlı büyümüşüz!" şeklinde tepki verdiğimi sanırım anlıyorsunuz. Balon işinin iyice ciddiye bindiğini söyleyebilirim.
Veriler sağlıklı mı?
Son dört yıldır alıştık. Hızlı büyüme açıklaması ile birlikte itirazlar başlıyor. En sık "büyüme topluma yansımıyor" şikâyetini duyuyoruz. Gelir dağılımı ve yapısal değişim gibi konuları da içerdiği için ayırıyorum.
Bir başka yaygın eleştiri doğrudan verilere yöneliyor. Açıkça milli gelirin ve/veya büyüme hızının yanlış hesaplandığı söyleniyor. Bu yıl ilk üç çeyrek verilerinde yapılan revizyonun büyümeyi yukarı çekmesi bu eleştiriyi güçlendirdi.
Eleştirenleri ikiye bölebiliriz. Bir kesim açıkça TÜİK'i suçluyor. Kamuoyunu aldatmak ve hükümete destek olma amacı ile bilerek verileri tahrif ettiklerini iddia ediyor. Kamuoyunun verilere güvenini yıpratan bu tür spekülasyonları çok yanlış buluyorum.
Geriye kasti olmayan hesap hataları kalıyor. Milli gelir muhasebesinin metodolojik zorlukları düşünülürse, her aşamada ciddi hataların birikebileceğini kabul etmek gerekiyor.
Bunlardan birine dün Ege Cansen değindi. 2005'te enflasyon endeksleri değişti. Fiyat deflatörü bundan etkilenecektir. Dolayısı ile sabit fiyatla milli gelir bu nedenle yüksek hesaplanmış olabilir dedi.
Çok işimiz var
Açıkçası, verilerin derinliğine inme fırsatını daha bulamadım. Ama ilk bakışta beni rahatsız eden çelişkilere rastlamadım. Yani bu yılın verilerinin gerçekleri bundan önceki dönemlerden daha az yansıttıklarını düşünmek için bir neden görmüyorum.
2005 ekonomi için kritik yıl oldu. 2005'te yaşanan konjonktürel ve yapısal değişimin doğru analizi gelecekle ilgili tahminler açısından büyük önem taşımaktadır. Dolayısı ile bir süre milli gelir ve büyüme konularına ağırlık vereceğiz.
Eyvah, hızlı büyümüşüz!
Başlığı ilk 17 Aralık 2005 tar
Haberin Devamı

