Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Euro'ya geçişte AB enflasyonu

Oldu, olacak, oluyor derken YT

Haberin Devamı

Oldu, olacak, oluyor derken YTL hayatımıza giriyor. Vitrinlerde, mönülerde YTL fiyatları ortaya çıktı. Haklı olarak vatandaş da paradan altı sıfır atılmasının anlamına çıkarmaya çalışıyor.

İki konuda tedirginlik olduğunu saptadık. Geçen yazıda ilkine, yani YTL'nin döviz kuruna etkisine baktık. Sıfır silmekle kurun seyri arasında hiçbir ilişki kurulamayacağını söyledik. Sıra ikincisine, yani YTL'nin enflasyona etkisine geldi. Ortalıkta güçlü bir kent efsanesi var. Buna göre euroya geçişte AB ülkelerinde enflasyon patlamış. Çünkü bütün fiyatlar yukarı yuvarlanmış. Kent efsaneleri son derece ilginçtir. Ama bunlara herkes inanır. Kısa sürede vatandaşın gözünde yerçekimi gibi, güneşin doğudan doğması gibi ayan beyan bir gerçeklik haline dönüşür.

Okuyucularım bilir. Ben sayıları severim. Rivayetlerle sayılar arasında bir tercih yapmak gerekince daima sayılardan yana taraf tutarım. Kötü niyet olmadıkça sayıların yalan söylemeyeceklerini düşünürüm. İnternetin sağladığı olanaklardan yararlandım. Avrupa Merkez Bankası'nın sitesine girdim (www.ecb.int) Çok şık aylık veri kitapçıklan yayınlıyorlar. Birkaçını indirdim. Ne aradığımı tahmin ediyorsunuz. Önce kısaca euronun tarihçesini hatırlatalım. 1 Ocak 1999 itibariyle Avrupa Para Birliği üyesi 12 ülke bir euro ile yerli para arasındaki döviz kurunu sabitlediler. Böylece euro kaydi para niteliği kazandı. Dolaşmayan bir hesap birimi oldu. Euro banknotlar ve madeni paralar resmen dolaşıma tam üç yıl sonra, 1 Ocak 2002'de girdi. Altı ay boyunca ülke parası ve euro beraber varoldu. Sonra sadece euro kaldı. Demek ki analizi 1999'dan başlatabiliriz. Ancak, bizi esas ilgilendiren euronun dolaşıma girdiği 2002 yılı olacaktır. Yuvarlamaların bir bölümünün 2003'e sarktığı da düşünülebilir. Yani 1999-2003 arası makul duruyor.

Sayılar ne diyor?
Gazetedeki köşemde yayımlanan tabloda Avrupa Para Birliği ülkeleri (euro bölgesi) için temel büyüklükler yer alıyor. İlk sırada tüketici fiyatları, hemen altında enerji ve işlenmemiş gıda fiyatları yer alıyor. Enflasyona etkisi açısından dolar parkesini hem mutlak hem de yıllık değişme olarak veriyoruz. Son sırada milli gelirin büyüme hızı var. Maalesef sayılar kent efsanesini yalanlıyor. 2000'de euro'nun değer kaybı ve petrol fiyatındaki artış enflasyonu kıpırdatıyor. 2001'de gıda hammaddeleri yükseliyor. 2002 ve 2003 ise sıradan yıllar gibi duruyor. Tekrar edelim: Resmi verilere göre geçiş döneminde euro bölgesi enflasyonu yükselmiyor. Tek tek ülkelere, Almanya'ya, Fransa'ya, İtalya'ya baktığımızda bu sayılarla tutarlı verilerle karşılaşıyoruz. Devam edeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR