Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Erdoğan, tezkere ve ekonomi

Perşembe akşamı Ekonomiden S

Haberin Devamı

Perşembe akşamı Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan NTV'de Deniz Gökçe ve Ege Cansen'le birlikte yaptığımız Ekodiyalog programına katıldı. Biz sorduk Bakan Babacan anlattı. Kamuoyu pek çok konuda birinci elden bilgilenme olanağına kavuştu.
Bence iki konu özellikle önem taşıyor. Biri tezkerenin geçmesi halinde ABD'den gelecek mali desteğin boyutu ve şeklidir. Diğeri ise istikrar programının anahtarı olan maliye politikasına hükümetin yaklaşımıdır. AKP Genel Başkanı Erdoğan Pazar günü Siirt'den milletvekili seçildi. Böylece Erdoğan'a başbakanlık yolu açıldı. Erdoğan'ın yönetiminde yeni bir hükümetin bir an meselesi olduğunu söyleyebiliriz.
Tezkerenin sağladıkları
Bakan Babacan'in çizdiği tablo şöyledir. Türkiye ABD ile Irak savaşında işbirliğine gittiği takdirde ABD Hazinesi'nden 6 milyar dolar tutarında destek alacaktır. Başkan Bush harekat emrini verdiği an destek paketi işleme konacaktır.
Desteğin üçte biri yani 2 milyar doları askeri alımlara ayrılıyor. Silahlı kuvvetlerin ABD'den yapacağı ithalatın karşılığı doğrudan bu hesaptan ödenecek. Dolayısı ile bütçeden yapılan askeri harcamalar o miktarda azalacak.
Türkiye isterse geri kalan 4 milyar doların tümünü ya da bir bölümünü nakit çekip bütçesine gelir kaydedebiliyor. Ya da 4 milyar doların tümünü ya da bir bölümü ABD Hazine'sinden borçlanmak için kullanabiliyor.
Nakit destek krediye bir katsayı ile dönüşüyor. Bir formül üzerinde anlaşılmış. Vade ve faize bağlı olarak katsayı değişiyor. Vade uzadıkça ve faiz düştükçe katsayı küçülüyor. Vade ve faiz kararını Türkiye veriyor.
Bakan Babacan net bir şekilde desteğin tümünün kredi şeklinde kullanılacağını ifade etti. Gelecek kaynakla kısa vadeli ve yüksek faizli kamu borçlarının geri ödeneceğini söyledi. Bu sayede reel faizlerde hissedi-lebilir bir düşüş beklediklerini anlattı.
Sevindirici bir gelişmedir. Mali desteğin popülist harcamalarla heba edilmeyeceği anlamına gelmektedir. Ayrıca hükümetin maliye politikasında sorumlu davranac
Mali disiplin
Bakan Babacan konuşmasında mali disiplinin önemini çok vurguladı. Kesin bir tavırla 2003 yılında faiz dışı fazlada rekor kırılacağını ve program hedefinin üstüne çıkılacağını söyledi. Hükümetin öncelikli hedefi kamu borcunun indirilmesidir dedi.
Acaba Erdoğan'ın Başbakanlığı'ndaki yeni hükümet de bu tavrı sürdürecek mi?'Bu soru nereden çıktı?'demeyin. Kamuoyunda ve piyasalarda Erdoğan'ın mali disiplin konusunda daha gevşek davranacağı beklentisinin hakim olduğunu görüyoruz.
Şu ya da bu şekilde ABD ile işbirliğine gidilmez ya da savaş çıkmazsa, yeni hükümetin de bütçe disiplinini sürdürmekten başka çaresi olmayacaktır. Ekonominin somut gerçeği budur. Erdoğan da buna uymak zorunda kalacaktır.
Tezkere geçer ve savaş çıkarsa, gelecek kaynak Erdoğan'a ekonomiyi uçurumun kenarına getirmeden bir miktar popülizm yapma fırsatını verecektir. Ancak, popülizmin ekonomiye maliyeti gene yüksek olacaktır. Türkiye bir kere daha reel faizleri düşürme yolunda çok önemli bir fırsatı kaçıracaktır. Yazık olacaktır.
Yeni hükümetin de sıkı maliye politikasını bir numaralı önceliği olarak korumasını umut ve temenni ediyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR