Geçmiş kötü deneyimleri nedeni ile Türkiye insanı toplumsal konularda çok ikirciklidir. Yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih eder. Olumlu gelişmelere zor ikna olur. Gerisinde çapanoğlu arar.
2001 krizinden sonra ekonomik konularda karamsarlığın tepelerde gezindiği uzun bir süre yaşandı. Felaket senaryoları kabul gördü. Vatandaş istikrarın yeniden tesis edilebileceğine inanmakta çok zorlandı.
O dönemde adım iyimsere çıktı. Çünkü ekonomik göstergelerin kısa dönem davranışları yerine uzun dönem eğilimlerine bakıyordum. Döviz kurunun aşağı gideceğini, enflasyonun düşeceğini, büyümenin hızlanacağını vs. söylüyordum.
Şuna gelmek istiyorum: Ekonomik göstergelerde kısa dönem dalgalarını uzun dönemli eğilimlerden ayırt etmek çok önemlidir. Dalgaları mekanik şekilde geleceğe taşımaktan kaçınmak gerekir.
Çiçek ve bahar
Dalga-eğilim ayrımı enflasyon analizinde özellikle önem kazanır. Birincisi, bu köşede sık sık vurguladığımız gibi, fiyat endekslerinde aylık bazda ciddi ölçme zafiyetleri oluşabilir. Bunları bir tür gürültü (ya da parazit) gibi görebiliriz.
Ekonomik aktörlerin fiyatları belirledikleri süreç başka sorunlar içerir. Hem çok karmaşıktır. Hem de hızla değişebilir. Örneğin kısa dönemde benzer koşullara çok farklı tepkiler gelebilir.
Üstüne, uygulanan iktisat politikalarının piyasalara ve fiyatlara yansıması zaman alır. Literatürde “lag” (gecikme) kavramı kullanılır. Politikanın etkisi aylar sonra fiyatlara yansımaya başlar.
Aslında benzer durumlar hayatın pek çok alanında görülür. Bazen şubat ortasında ağaçlar çiçek açar. Ya da yaz ortasında buz gibi bir yağmur yağar. “Bir çiçekle bahar olmaz” özdeyişi sağduyuyu temsil eder.
Dalgalı enflasyon
Bu uzun girişi neden yaptığımı sanırım kestiriyorsunuz. İç talep balonuna ve talep enflasyonu tehlikesine mayıs başında mali piyasaları vuran türbülanstan çok önce dikkat çektim. Buna karşılık türbülans sonrasında karamsar enflasyon senaryolarına iltifat etmedim.
Son üç ayı hatırlayalım. Haziran enflasyonu beklenenin çok altında ve düşük çıktı. Sonra Temmuz enflasyonu gerçekten çok yüksek çıktı. Şimdi Ağustos enflasyonu eksi çıktı. “Dalgalı enflasyon dönemi” diyebiliriz. Doğallıkla, o arada enflasyonun gidişatı hakkında elimizde bilgi birikmeye başlıyor. Önümüzdeki günlerde ayrıntılarına inerek bu dalganın örttüğü enflasyon eğiliminin konjonktür açısından analizine gireceğim.
Enflasyonu okuma üstüne
Geçmiş kötü deneyimleri nedeni ile Türkiye insanı toplumsal konularda çok ikirciklidir. Yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih eder. Olumlu gelişmelere zor ikna olur. Gerisinde çapanoğlu arar
Haberin Devamı

