İlk çeyrek makroekonomik göstergeleri değerlendirmeye dış ticaretle başladık. İlk yazıda AB ile dış ticaret açığının da büyüdüğünü, ikincisinde toplam ithalatın arüş trendinin ihracattan çok daha yüksek seyrettiğini gösterdik.
Geriye birkaç ayrıntı kalmıştı. Bugün değinmeyi planlıyordum. Ancak Nisan enflasyonu mali piyasaların ve kamuoyunun beklediğinden çok daha yüksek geldi. Sıcağı sıcağına bu konuya dönmeyi tercih ettim.
Başlamadan kısa bir hatırlatma yapalım. 2004 öncesinde enflasyonu her ay mutlaka yazardım. Sonra aralık iki aya, derken üç aya, derken dört aya çıktı. 2005'in ilk enflasyon yazısı Mayıs'a kaldı. Bence bunu bir kenara not edebiliriz.
Enflasyonist büyüme
2005 ortasından itibaren konjonktür analizine özel ağırlık verdik. İktisat politikalarının uyumuna ve içsel tutarlılığına ışık tuttuk. Geçmiş hataları saptadık. Gelecek riskleri vurguladık. Teşhisi her fırsatta tekrarlıyorum.
Bugünkü olumsuz konjonktürün ana sorumlusu 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasıdır. YTL'nin aşın değer kazanması sonucunda iç talepte bir balon oluştu. Ekonomi "sanayisiz, ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyüme" yoluna girdi.
Yanlış para politikası sonucu oluşan aşırı değerli YTL'nin sanayi üretimine ve ihracata olumsuz etkisi doğrudandır. Daha kolay görülür. Enflasyona etkisi ise tüketim ve iç piyasaya yönelik yatırım harcamalarındaki patlamanın oluşturduğu iç talep balonu üzerinden yani dolaylıdır. Daha zor kavranır.
Yılbaşında açıkladığım 2006 tahminlerimi bu konjonktür analizi doğrultusunda hesapladım. Örneğin hükümetin saptadığı yıl sonu TÜFE enflasyon hedefi yüzde 5'idi. Ben yüzde 6.9 tahmin ettim. Karamsarlar safhına katıldım.
Dikkatinizi çekerim. Önceki dört yılda kamuoyu ve piyasa analistleri enflasyonu hedefin üstünde bekledi. Ben altında öngördüm. Özellikle 2002-2004 arasında aşırı iyimserlikle suçlandım. Ama haklı çıktım.
Hedef aşılır
Yıl sonu TÜFE hedefi yüzde 5'in tutturulması ihtimali yoktur. Enflasyon mutlaka daha yüksek gerçekleşecektir. Sanırım Nisan verileri gelmeden bu gerçek Merkez Bankası dahil pek çok kesim tarafından görüldü.
Zaten bu olasılık hesaba katılarak hedefe artı eksi 2 puanlık bir bant tanımlanmıştı. Yıl sonunda yüzde 3-7 arası olağan sınır içinde kabul ediliyordu. Benim yüzde 6.9 da sınırın içinde kalıyordu.
İlk dört ayın veri enflasyon tahminimde revizyon gerektiriyor mu? Hayır, gerektirmiyor. Ancak şu hususu vurgulamalıyım. Yaz aylarında iç talep balonda sönme işaretleri gelmezse durum değişir. Benim tahmin bile çok iyimser kalır.
Özetle, konjonktürün çok ilginç bir dönemine girildiğini söyleyebilirim.
Enflasyon nereye gidiyor?
İlk çeyrek makroekonomik göste
Haberin Devamı

