Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Enflasyon mucizeyi engeller

Bugün ABD'de başkanlık seçimi

Haberin Devamı

Bugün ABD'de başkanlık seçimi yapılıyor. Bence bu seçimin sonucu ve ekonomiye etkileri hakkında geçmişe kıyasla daha çok spekülasyon yapıldı. Nedenleri başlı başına bir yazı konusu olurdu.

Bir an için ben de bu katara katılayım dedim. Geçmişte ABD seçimlerine hiç taraf olmadığımı da fark edince vazgeçtim. Onun yerine Türkiye ekonomisinde yapısal dönüşüm konusuna devam etmeye karar verdim.

Geri planda OECD'nin yayınladığı Türkiye raporu var. Önce raporu tanıttık ve methettik. Sonra rapordaki uzun dönem büyüme simülasyonuna baktık. İyimser senaryoda önümüzdeki 10 yılda Türkiye'nin AB ile arasındaki farkı kapatmaya başlaması öngörülüyordu.

Hemen sorma ihtiyacını duyuyoruz. Bu performans hangi koşullara bağlıdır? Ya da tersinden gidersek, riskler hangi alanlarda yoğunlaşmaktadır? Rapor bunlara üç temel tuzak adını veriyor. Bugün ilkini ele alacağız.

Güven tuzağı
Gündemin bir numaralı maddesi güven sorunudur. Makro-ekonomik açıdan, tüm ekonomik işleyiş güven kavramında düğümlenir. Sanıyorum artık herkes iktisat politikalarına güven duyulmasının önemini kavradı.

Güven sözcüğü yerli ve yabancı ekonomik aktörler arasında bir ayırım yapmıyor.

Türkiye deneyiminde çok net görüldüğü gibi, yerlilerin kendi yönetimlerine güveni yabancılardan az olabiliyor.

İktisat politikalarının gelecekteki seyrine güven yoksa bir fasit daire devreye giriyor. Yüksek faiz-sermaye kaçağı-devalüasyon-enflasyon sarmalı kendi kendini besliyor.

Güven büsbütün zedeleniyor. Reel ekonomi çok hırpalanıyor.

İktisat politikalarına güven duyulunca da bir fazilet dairesinden söz edebiliyoruz. Faiz düşüyor, kaçan sermaye geri dönüyor, yatırımlar artıyor, kur istikrar kazanıyor, ve neticede reel ekonomi bundan yararlanıyor.

Düşük enflasyon şarttır
Bu süreçlerde temel zafiyet noktası enflasyondur. Güvenilirlik için enflasyona izin verilmediğinin geçmişte kanıtlanmış olması yetmez. Gelecek için de taahhüt edilmesi gerekir.

Aksi takdirde ekonomik aktörlerin iktisat politikalarına güven duymazlar.

Başarının birinci ve en önemli koşulu bu şekilde ortaya çıkıyor: Düşük enflasyon. Daha açık söyleyelim. Türkiye son üç yılda enflasyonu indirmek konusunda büyük başarıya imza attı. Ancak burada duramaz. Enflasyonu AB ülkeleri düzeyine, yani yüzde 2-3'lere düşürmelidir.

Önümüzdeki dönemde enflasyonun tekrar başını kaldırması Türkiye'nin karşısındaki için en ciddi tuzaktır. AB ile arasındaki mesafeyi kapatma şansını ortadan kaldıracaktır. Bu gerçeği çok iyi kavramak gerekmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR