Enflasyon analizine devam ediyoruz. Enflasyonda son iki ayda yaşanan ciddi düşüşün doğru anlaşılması çok önemlidir. Enflasyon hakkındaki yanlış görüş ve beklentiler iç piyasanın canlanmasında en önemli engellerden biridir.
Türkiye ekonomisinin kriz sonrası konjonktüründe enflasyonla iç talep arasındaki ilişkiyi nominal ve reel faizler kuruyor. Bu çok temel nedenselliğin iyi kavranması gereksiz tartışmaları da engelleyecektir.
Sistem iki yoldan çalışıyor. İlkinde aktif unsur toplumdur. Ekonomik aktörler o andaki politikalara ve enflasyona bakarak gelecek enflasyon hakkında beklentilerini oluşturuyorlar. Hazine'den ona göre nominal faiz talep ediyorlar. Yüksek enflasyon beklentisi yüksek nominal ve reel faize neden oluyor.
İkincisinde aktif unsur para otoritesidir. Merkez Bankası para politikasını sıkma ya da gevşetme kararını alırken enflasyon beklentilerine büyük ağırlık veriyor. Yüksek enflasyon beklentisi bu kez Merkez Bankası gecelik faizini gereğinin üstünde seyretmesi ile sonuçlanıyor.
Beklenti anketi
Ağustos 2001'den bu yana Merkez Bankası ayda iki kez mali kesimdeki profesyoneller nezdinde bir "Beklenti Anketi" gerçekleştiriyor. Büyüme ve dış denge de soruluyor ama anketin esas ağırlığını enflasyon ve faizler taşıyor.
Ankette gelecek 12 ayda tüketici enflasyonun ne olacağı da soruluyor. Örneğin bu ay (Temmuz) Ağustos 2003-Temmuz 2004 arası enflasyon için tahminler toplandı. Yüzde 20.3 olarak açıklandı.
Gazetedeki tabloda ilk sütun, Beklenti Anketi'ne göre 2002'nin ilk yarısında beklenen yıllık TÜFE enflasyonunu gösteriyor. Örneğin Ocak 2002'de yapılan ankette Ocak 2003'te yıllık enflasyonun yüzde 45.7 olması bekleniyormuş. Şubat, Mart şeklinde devam ediyor.
İkinci sütunda Ocak-Haziran 2003 döneminde fiili TÜFE enflasyonu var. Üçüncü sütun ikisi arasındaki farkı gösteriyor. Artı sayı beklentilerin yüksek kaldığına işaret ediyor. Son sütun ise aynı anketlere benim verdiğim tahminleri açıklıyor.
Beklentilerdeki değişim
Ne görüyoruz? 2002 başında enflasyonla ilgili büyük bir karamsarlık var. Yüzde 35 hedefin tutturulacağına inanılmıyor. Halbuki yüzde 45.7 olması beklenen enflasyon yüzde 26.4 çıkmış. 19.3 puanlık bir karamsarlık söz konusu.
Haziran'da beklenen enflasyon yüzde 32.1'e gerilemiş. Fiili enflasyonla aradaki fark da 2 puan mertebesine düşmüş. Yani 2002 ortasında ekonomik aktörler enflasyonda kalıcı bir düşüşün gerçekleştiğini anlamaya başlamışlar.
Bu arada benim Ocak-Mart döneminde çok gerçekçi, buna karşılık Nisan-Haziran döneminde iyimser kaldığımı da sayılardan görüyoruz. Bir sonraki yazımda 2003'te beklentilerin seyrine bakacağım.
Enflasyon beklentileri
Enflasyon analizine devam ediy
Haberin Devamı

