Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Ekonominin kırılganlığı azaldı

Çarşamba gecesi ABD Irak'a ask

Haberin Devamı

Çarşamba gecesi ABD Irak'a askeri operasyonu başlattı. Böylece "Türkiye katılmazsa ABD savaşa giremez" tezi duvara tosladı. Ertesi gün hükümet ABD'ye sadece hava koridoru veren bir tezkereyi Meclis'ten geçirdi. Dolayısı ile ABD'den gelecek mali yardım suya düştü. Koridor da hemen kullandırılmadı. Taraflar arasında müzakere cuma akşamına kadar sürdü. Yani Türkiye'nin ABD ile ciddi bir gerginlik yaşamasına şahit olduk. Felâket senaryosu yazanlara gün doğdu. Savaş, ABD ile gerginlik, mali yardımın iptali gibi yakın tarihin en tehlikeli gelişmelerine rağmen, mali piyasaların geçmiş deneyimlerimize kıyasla sakin kaldıklarına dikkatinizi çekerim. Kasım 2000'de, Şubat 2001'de, Haziran 2002'de, son haftanın yanında bir bardak suda fırtına sayılabilecek siyasi olaylar döviz kurunda ve faizlerde çok daha büyük hareketlere yol açmışlardı. Ekonominin çok önemli bir sınavdan başarı ile geçtiğini söyleyebiliriz.

Yapısal dönüşüm
Bu nisbi sükûnetin gerisinde Türkiye'nin 2000 yılı başından bu yana gerçekleştirdiği çok önemli yapısal dönüşüm yatmaktadır. Geçmişle farkları kısaca gözden geçirmekte yarar görüyoruz. En önemlisi, kamu maliyesinin disiplin altına alınmasıdır. 1999 yılında toplam kamu kesimi faiz-dışı dengesi milli gelirin yüzde 2'si kadar açık veriyordu. Yani devlet faiz ödemeden önce o kadar ek borç almak zorunda idi. Üstüne yüksek faizler geliyordu. 2002 yılında, seçim nedeni ile maliye politikası bir miktar gevşetilmesine rağmen toplam kamu kesimi milli gelirin yüzde 4,5'u civarında faiz-dışı fazla vermiştir. Bu yılın bütçesi milli gelirin yüzde 6,5'u kadar faiz-dışı fazla hedeflemektedir. Gene kamu maliyesi ile ilgili bir başka önemli reform, görev zararı adı altında yapılan bütçe-dışı harcamaların bütçe içine alınmasıdır. Geçmiş görev zararlarının kamu bankaları bilançolarında yaptığı hasar tamir edilmiştir. Ekonominin bir diğer önemli zafiyeti bankacılık kesimi idi. Reformlar sonucu kesim güçlenmiştir. Zayıf bankalar ayıklanmıştır. Açık pozisyonlar kapanmıştır. Batık kredi sorununa kısmi de olsa çözüm getirilmiştir. Nihayet enflasyon kadar devalüasyon politikası terkedilerek dalgalı kura geçilmiştir. Böylece döviz kurunun hep yukarı doğru hareket edeceği beklentisi kırılabilmiştir.

Bedeli ağır oldu ama
Bu dönüşüm kolay olmadı. Türkiye ekonomisi maalesef devasa bir bedel ödedi. 2001 krizi toplumun tüm kesimlerini vurdu. İnsanlar işlerini, servetlerini, hatta bazen umutlarını kaybettiler. Vatandaş haklı olarak kendi çektiği sıkıntıları görüyor. Kamuoyu üç yıldır ödenen ekonomik, sosyal ve insani bedele odaklanıyor. Bu arada ekonomide gerçekleşen büyük dönüşüm gözden kaçırılıyor. Türkiye ekonomisinin gerçek gücünün doğru kavranmasına önem atfediyorum. Yoksa gerçek-dışı korkularla onu gereksiz yere hırpalayabiliyoruz. Potansiyelini gerçekleştirmesini engelliyebiliyoruz. Son hafta bu bakıma çok öğreticidir.

DİĞER YENİ YAZILAR