Dünya Bankası ülke direktörü Andrew Vorkink'in "Türkiye'de Eğitim Reformu" çalışmasını (www.worldbank.org.tr ) tanıtıyoruz. Öncelikle kaynak yetersizliğinin söz konusu olmadığını, mevcut sistemin kaynakları israf ettiğini gördük.
Ardından okul-öncesinden yetişkin eğitimine, sisteminin tümünü kapsayan bir taramaya geçtik. Eğitim sisteminde çağın gerektirdiği değişimi çerçeveleyen dokuz "zorlu görev" belirledik. Sıra bunları çözecek reformlara geldi.
Dokuz temel reform
Bir: Öğrenciler. Okul öncesinde okullaşma oranı yüzde 50'nin, orta öğretimde mezuniyet oranı yüzde 80'in üstüne çıkmalıdır. Zorunlu eğitim orta eğitimi kapsamalıdır.
İki: Okullar. Bütün okullların kalitesi yükseltilmelidir. Okulları değerlendirmekte kullanılacak kalite göstergeleri oluşturulmalıdır.
Üç: Öğrenme. Eğitim reformunun odak noktası öğrenme süreci olmalıdır. Müfredat, standartlar ve değerlendirme/sınavlar uyumlu olmalıdır.
Dört: Erişim. Üniversiteye girişte ve işe hazırlanmada tüm öğrencilere eşit olanaklar sağlanmalıdır. Meslek seçimi kararı geciktirilmelidir.
Beş: Sınavlar. ÖSS sınavı yerine orta eğitim sonunda bilgiyi ölçen yeni bir sınav sistemi getirilmelidir. Öğrencilerin okulda öğrendikleri beceriler ölçülmelidir.
Altı: Özerklik. Okul bütçeleri ve özerkliği artırılmalı ama sonuçlardan okullar sorumlu tutulmalıdır. Denetim ölçülebilir hedefler kullanmalıdır.
Yedi: Finansman. Kaliteyi artırmak için kamu ve özel kesim kaynaklarının stratejik ortaklığına gidilmelidir. Orta vadeli bütçe sistemine geçilmelidir.
Sekiz: Orta öğretim sonrası. Yüksek eğitim sistemi öğrencilerin ve ekonominin ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek hale getirilmelidir. YÖK stratejik bir kuruma dönüştürülmelidir.
Dokuz: Yaşam boyu öğrenme. Çalışanların eğitim olanaklarını genişletmek için işverenlerle iş birliğine gidilmelidir. Yetişkin eğitiminin önceliği yükseltilmelidir.
Nasıl bir eğitim?
Öğrenciye kendisine verilen bilgileri sorgulamadan kabul etmeyi ve ezberlemeyi dayatan bir eğitim sistemin mezunları yeni çağın teknolojilerini üretebilir mi? Hadi bırakalım üretmeyi, kullanabilir mi? Soruların cevabı hayırdır.
Eğitimin amacı bireyin gerçek hayatta karşılaşacağı karmaşık sorunlar karşısında hızlı ve doğru karar alabilmesini temin edecek yeteneklerinin geliştirilmesidir. Analiz yapma, kanaat oluşturma, iletişim kurma gibi hayati becerilerin verilmesidir.
Bu noktaya bölük pörçük düzeltmelerle gidilmesi olanağı yok denecek kadar azdır. Sorunun aciliyeti genel kabul gördüğüne göre kapsamlı, tutarlı ve pratik bir reform projesi üstünde bir an önce konsensüs oluşturulmalıdır.
A. Vorkink'e bu önemli çalışması için teşekkür ediyorum.
Eğitimde köklü reform
Dünya Bankası ülke direktörü A
Haberin Devamı

