Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Düzeltme sohbeti

Mali piyasalar beni gene kızdırdı. Kendime bir yazı programı yapmıştım. IMF’nin Küresel Mali İstikrar Raporu’ndan hareketle birkaç yazılık bir dizi planlamıştım

Haberin Devamı

Mali piyasalar beni gene kızdırdı. Kendime bir yazı programı yapmıştım. IMF’nin Küresel Mali İstikrar Raporu’ndan hareketle birkaç yazılık bir dizi planlamıştım. IMF’nin dünya konjonktürü analizi ile başlamıştım.

Ne oldu? Daha benim yazı yayınlanmadan mali piyasalar karışıverdi. Cuma günü dolar-faiz zıpladı borsa çöktü. Piyasaları “pazartesi ne olur?” korkusu sardı. Zaten süren “ikinci dalga” tartışmalarına yeni bir heyecan eklendi.

Olayın bazı özellikleri bu kez daha çok dikkat çekti. Birincisi, dalgayı Türkiye’deki gelişmelerin tetiklediğini söylemek zordu. Buna karşılık dalgadan en çok Türkiye’nin etkilendiği çok açıktı.

İkincisi, bu ilginç durum ilk kez olmuyordu. Dış dünyadan kaynaklanan daha genel bir türbülans Mayıs-Haziran döneminde yaşanmıştı. Türkiye yine en çok etkilenen ülkeler listesinin başında yer almıştı.

Dengesizlik düzeltme getirir
Geçen yazıda dünya ekonomisinin iki temel çelişkisini anlattık. Bir yanda büyüme-enflasyon arasındaki tutarsızlık var. Yani hızlı büyüme ve beraberinde gelen enerji-hammadde fiyat artışlarına rağmen çekirdek enflasyon yükselmiyor.

Diğer yanda dış denge-döviz kuru çelişkisi var. Yani ülkelerin cari işlemler hesabında büyük dengesizlikler oluşmasına rağmen döviz kurlarında volatilite nispeten düşük seyrediyor.

İktisatçılar uzun dönemde sürdürülmesi zor durumlara “dengesizlik” adını verir. Yüksek talep eninde sonunda enflasyonu yükseltir. Büyük dış açıklar (fazlalar) eninde sonunda ülke parasına değer kaybettirir (kazandırır).

Böyle durumlarda iktisatçıların aklına derhal “düzeltme” kavramı gelir. Şu ya da bu nedenle ekonomide oluşan dengesiz gidişatın öyle ya da böyle sürdürülebilir hale dönmesi anlamını taşır.

Her dengesizliğin ardından bir düzeltmenin gelmesi iktisadın temel kuralıdır. Piyasa ekonomileri bir yandan sürekli dengesizlik üretir. Öte yandan bu dengesizlikleri düzeltir. Bu yapıcı-yıkıcı süreç içinde gelişirler.

Rapordaki Türkiye
Genellikle dünya konjonktürü analizlerinde Türkiye’den söz edilmez. Nedenlerine burada girmiyorum. Bu kez koşullar değişmiş duruyor. IMF raporunda Türkiye’nin adı sıkça geçiyor. Ama iyi haber sayılmaz.

Türkiye dünya ekonomisinde kaçınılmaz duran düzeltmeden olumsuz etkilenecek ülkeler arasında sayılıyor. İçinde yer aldığımız kırılgan ekonomiler grubu içinde Macaristan, Güney Afrika, Brezilya vs. yer alıyor.

Türkiye, raporun anahtar grafiğine giren tek yükselen ekonomi. Grafik 2005’te sermaye hareketlerinde ülke paylarını gösteriyor. Dünya toplam sermaye ithalatının yüzde 1,9’unu Türkiye yapmış. Dış kaynak kullanımında dünya 7’inciliğine tırmanmış. 2006’da bu oranın daha da arttığını biliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR