Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Dünya ekonomisinde canlanma

Aralık ayının son yazılarını g

Haberin Devamı

Aralık ayının son yazılarını geçen yılda Türkiye ekonomisinin değerlendirilmesine ayırıyoruz. Ondan önce dünya ekonomisinin gidişatına bir göz atıyoruz. Dışa açılmanın kaçınılmaz sonucu dış konjonktürün Türkiye ekonomisine etkisinin artmasıdır.

2001'de ABD resesyona girdi. Dünya ekonomisi ciddi şekilde yavaşladı. Ama Türkiye Şubat krizi sonrasının sorunları ile uğraşıyordu. Daha ciddi dertler vardı. Kötü dünya konjonktürünü görecek hal yoktu.

Türkiye'nin ihracatında AB'nin payı yüzde 50'nin üstünde seyrediyor. Bu da Türkiye için AB ekonomisinin seyrini çok önemli hale getiriyor. Genelde ABD'den yavaş büyüyen AB resesyona da ABD'den sonra girdi. Dolayısı ile resesyondan çıkışı da gecikti. 2002'de dünyada canlanma işaretleri belirirken AB'nin ithalat azaldı.

Buna rağmen Türkiye 2001 ve 2002'de büyük ihracat artışları kaydetti. Maalesef olayın dış konjonktür boyutu gözden kaçtı. İhracat artışının ne kadar zor koşullarda gerçekleştiği anlaşılamadı. Bu yanılgı dış açık tahminlerine de kötümserlik şeklinde yansıdı.

2003'de toparlanma
2003 dünya konjonktüründe iki olumsuz etken vardı: Irak savaşı ve Uzak-Doğu ülkelerine vuran SARS virüsü. O bakıma yıl iyi başlamadı. Ama ikinci yarıda dünya ekonomisinde net bir canlanma ortaya çıktı.

Canlanmanın önemli bir aktörü ABD oldu. Başkan Bush'un büyük bütçe açığı ve Alan Greenspan'ın düşük faizleri sonuç verdi. Önce tüketim harcamaları ardından yatırımlar artmaya başladı. Son çeyrekte ekonomi yüzde 8'in üstünde büyüdü. Bu yıl büyüme hızının yüzde 3'e varacağı tahmin ediliyor.

Diğer aktör başta Çin ve Hindistan, Asya ülkeleri oldu. Çin'in yüzde 9, Hindistan'ın yüzde 6 civarında büyümesi bekleniyor. Singapur, Tayland, Tayvan ve Malezya'da sanayi üretimi iki-haneli düzeylerde artıyor. Son aylarda bu süreç iyice hızlandı.

Maalesef AB gene geriden geliyor. Euro bölgesini oluşturan 12 AB üyesi ülkenin öngörülen büyüme hızı yüzde 0.5'de kalıyor. Türkiye'nin en büyük ticari ortağı Almanya'da büyüme sıfır, Fransa'da yüzde 0.2 bekleniyor.

AB'den tek nisbeten olumlu haber, yılın ikinci yarısında ekonomiden daha iyi işaretlerin gelmesidir. Örneğin 2002'de küçülen ithalat hacminin bu yıl yüzde 3 civarında arttığı hesaplanıyor. Türkiye'nin 2003 yılındaki olumlu ihracat performansının gerisinde dış pazarın büyümesi de vardır.

2004'de büyüme
Profesyonel tahminciler 2004 yılında dünya ekonomisinde büyümenin hızlanacağına kesin gözü ile bakıyorlar. Örneğin 2004'de büyüme ABD için yüzde 4.2, Euro bölgesi için yüzde 1.8 tahmin ediliyor. Japonya'dan bile yüzde 2 üstünde büyüme bekleniyor.

Dolayısı ile dünya ticareti artış hızının da tekrar yüzde 8 düzeyine çıkması, AB'nin ithalatının da yüzde 6 artması öngörülüyor. Bunlar Türkiye açısından çok sevindirici haberlerdir. Olumlu dış konjonktür Türkiye'nin işini kolaylaştıracaktır.

Son olarak, Türkiye açısından Irak'ta normalleşmenin önemini belirtelim. Körfez savaşı öncesinde Irak ihracatımızda üçüncü sırayı alıyordu. Ekim verileri Irak'a resmi ihracatın da hızlı artış trendine girdiğine işaret ediyor.

DİĞER YENİ YAZILAR