Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Döviz piyasası gözlemleri

Türkiye için "doğru kur" düzey

Haberin Devamı

Türkiye için "doğru kur" düzeyi nedir? Önemi ile zorluğu baş başa giden bu soruya cevap arıyoruz. Geri planda piyasa ekonomisinin temel bir çelişkisi yatıyor. Arz-talep dengesi ile toplumun hedefleri arasında uyumsuzluk olabiliyor.

Geçen yazıda işsizlikle mücadeleyi öncelikli hedef alan "Bir Türkiye Rüyası" tanımladım. "Sanayiyi teşvik eden, ihracatın çektiği, istihdam artıran ve enflasyon dostu büyüme" için düşük değerli TL istedim. "Doğru kur" aslında bir sanayileşme projesidir dedim.

Sıra döviz piyasasına geldi. Hatırlatalım. Bizi "doğru kur" arayışına iten olay, arz - talep dengesi ile oluşan kurun yukarıdaki hedefle çelişmesidir. Dolayısı ile dövizde arz - talep dinamiklerini anlamadan sorunu çözemeyiz.

Dövizde yapısal arz fazlası
Geçmiş kötü deneyimler bazen düşüncelerle gerçek arasındaki ilişkiyi kopartır. Koşullar değişir ama insanlar eski koşulların yarattığı çerçeveyi kıramaz. Eski görüşlerine sıkı sıkı sarılmaya devam eder.

Türkiye'de döviz konusu bu kategoriye giriyor. 1950'den 1990'ların ortasına kadar süren dönemde yaşanan sayısız döviz sıkıntısı müşterek hafızada iz bırakmış. Tanım icabı dövizde arz yetersizliği olduğu inancı yerleşmiş.

Bugünün gerçeği ise çok farklıdır. Türkiye'nin yapısal bir döviz arzı fazlası vardır. 2003 sonrasında TL'nin aşırı değerli hale gelmesinde para politikasının bunu görememesi önemli etkendir.

Döviz fazlasının nedeni yüksek enflasyon döneminin bitmesi yani makroekonomik istikrarın tesisidir. Üç ana kaynağı vurgulayalım.

Bir: Vatandaş biriktirdiği dövizi bozduruyor (ters para ikamesi).

İki: Makro istikrar yerli mali varlıkları yabancılar için cazip kılıyor.

Üç: AB perspektifi doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik ediyor.

Esas soruya geldik
Böylece esas soruya gelmiş olduk. Elimizde iki gözlem var. Bir yanda Türkiye'nin uzun dönemli sanayileşme hedefi düşük değerli TL gerektiriyor. Öte yanda döviz arzındaki yapısal fazla aşırı değerli TL baskısı yapıyor.

Bu ikilemi kim çözecek? Sorunun cevabı tektir: Para politikası. Nedeni basittir. Döviz kuru ülke parasının dış fiyatıdır. Dalgalı kurda piyasada belirlenir. Paranın iç fiyatı ise Merkez Bankası'nın kontrol ettiği kısa dönemli faizlerdir. Yani veri arz - talep koşullarında paranın iç fiyatı (para politikası) dış fiyatını belirler.

Özetleyelim: Türkiye için sürdürülebilir sanayileşme hedefi ve yapısal döviz fazlası iki zıt eğilim oluşturuyor. Hangisinin galip geleceğini, yani kurun fiili düzeyini ise para politikası belirliyor.

Bu önemli konuyu irdelemeyi sürdüreceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR