Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Döviz kuru eğilimleri

Kriz olur mu? Bu sorudaki "kri

Haberin Devamı

Kriz olur mu? Bu sorudaki "kriz" sözcüğünün anlamı üstünde durmak istiyorum. Gelişmiş ülkelerde kriz sözcüğü işsizliğin artması ve büyüme hızının eksiye dönmesi şeklinde anlaşılır. ABD, AB, Japonya, vs. hepsinde durum aynıdır.

Buna karşılık kamuoyu döviz kurunun aşağı ya da yukarı hareketleri ile adeta hiç ilgilenmez. Euro-dolar paritesi Şubat 2002'de 0,87 iken Şubat 2004'te 1,27ye yükseldi. Yani iki yılda dolar euro'ya karşı yüzde 46 değer kaybetti. Kimse krizden söz etmedi.

Türkiye'de ise "kriz" sözcüğü kurun yukarı hareketi ile eşanlamlı kullanılır. Kur istikrarlı seyrettiği sürece diğer göstergeler ne olursa olsun krizden söz edilmez. Örneğin 1998-99'da büyük bir ekonomik küçülme yaşandı. Ama kur sakindi. Kriz denmedi.

Kur ve döviz sepeti
Döviz kurunu izlerken iki farklı hareketi ayırdetmek gerekiyor. Bir yanda uluslararası piyasada belirlenen euro-dolar paritesi var. Öte yanda iç piyasada belirlenen döviz kuru. Dolayısı ile tek başına dolar ya da euro'ya bakmak yeterli olmuyor.

Bu nedenle "döviz sepeti" kullanılıyor. Örneğin 2000 yılında nominal devalüasyon "1 dolar artı 0,77 euro" sepeti ile saptanıyordu. Aynı dönemde reel kur hesapları için ben "1 dolar artı 1,5 euro" sepetini tercih ediyordum.

Nominal kur hareketlerini izlerken ikisi de sorun yaratıyor. Euro ve dolar eşit ağırlık taşımadıkları için parite değişimi kur hareketini etkiliyor. O nedenle bir süredir eşit ağırlıklı "0,5 dolar artı 0,5 euro" sepetini kullanıyorum.

Bu sepetin önemli bir avantajı var. Sepet değeri daima dolar ve euro kurlarının ortasında oluşuyor. Böylece hem parite etkisi azalıyor hem de kolay anlaşılan sayılar elde ediliyor.

Dalgalanma ve eğilim
Gazetedeki köşemde yayınlanan grafikte kesintisiz çizgi Ocak 2001-Mayıs 2004 arasında sepetin aylık ortalama değerlerini gösteriyor. Kesintili çizgi ise kurdaki dalgalanmanın gerisinde yatan trendi veriyor.

Kesintisiz çizgiden kriz sonrasında döviz kurunda ciddi dalgalanmaların yaşandığı açıkça görülüyor. Altı zirve noktası, beş çöküntü tespit ediyoruz. Hatta, sepetin Ekim 2001'de ulaştığı düzeyin 2004 ilkbaharının üstünde kaldığını anlıyoruz. Kesintili çizgi ise bu dalgaların gerisindeki eğilimleri yansıtıyor. Ocak 2001'den Ocak 2003'e kadar geçen iki yılda kur dalgalanıyor ama yükseliyor. Ocak 2003'ten sonraki dönemde ise kur gene dalgalanıyor ama aslında yatay seyrediyor. Hatta çok az da olsa gerilemeye başlıyor.

Mali piyasalarda kısa dönem dalgalarını orta-uzun dönem eğilimlerinden ayırdedebilmek işin özüdür. Okuyucularıma gazetedeki grafiği dikkatle incelemelerin tavsiye ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR