Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

'Doğru kur' ve sanayileşme

Sosyal bilimlerin ilginç özell

Haberin Devamı

Sosyal bilimlerin ilginç özelliğidir. Soru zorlaştıkça cevabın önemi artar. Böyle bir soruya yola çıktık. "Doğru kur" hangisidir? Geçen yazıda "adil fiyat" anlayışını hatırlattık. Analizin genel çerçevesini oluşturduk. Piyasa ekonomisinin temel ikilemini gördük. Bir yanda kısa dönemde arz-talebi dengeleyen fiyat vardır. Daima ve her yerde tek "doğru fiyat" odur. Öte yanda ise toplumun hedefleri ve toplumsal aktörlerin çıkarlan vardır. Tanım icabı, "doğru fiyat" uzun dönemde onları gerçekleştirecek olandır.

İki ilkeye ulaşıyoruz. Bir: amaç ve çıkarlar açık seçik tanımlanmalıdır. Muğlak bırakıldıkları ölçüde soruya cevap bulunamaz İki: kullanılacak araçlar piyasa mekanizması içinde kalmaladır. Piyasa ekonomisinde arz-talep dengesini dışlayan çözüm olamaz. Bugün kafamdaki "doğru kuru" belirleyen hedefleri açıklamak istiyorum. Başka hedefler olabilir. Savunanların hedeflerini anlatmaları gerekir.

Bir Türkiye rüyası
Türkiye ekonomisinin bugün en önemli sorunu nedir? Cevabımız, uzun dönemde nasıl bir ekonomi arzuladığımızı ortaya çıkartır. Bir perspektif sunmaya çalışacağım. Analizimin odağında istihdam yani işsizlik yer alıyor. Ekonomik olduğu kadar siyasi ve toplumsal sonuçlan çok önemlidir. Gelir, suç oranı, siyasette şiddet gibi alanları etkiler, işsizlik sorunu giderek ağırlaşan bir Türkiye'yi düşünmek bile istemem. Diğerlerini bu ana hedeften türetiyorum. Birikmiş yetersiz istihdamı ve artan nüfusu biliyoruz. İşsizlik hızlı sanayileşme ile geriletilebilir. Yani sanayi istihdamının toplamdaki payı yükselmelidir. İki husus öne çıkıyor. Birincisi, küresel rekabetin yeni koşullandır. Sanayi üretimini iç pazarla kısıtlama olanağı kalmadı. Zaten AB ile üyelik müzakereleri sürüyor. Velhasıl Türkiye'de sanayinin ihracata yönelik olma zorunluluğu var.

İkincisi, makroekonomik istikrardır. Düşük enflasyon demektir. Yüksek enflasyon başlı başına bir hastalıktır. Türkiye bunu yakından tanımaktadır. Yani uzun dönemde ancak enflasyon dostu büyüme sürdürülebilir.

TL'nin değeri
2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının ekonomiyi sıkıştırdığı açmazı özetleyen sloganı tekrarlayalım: "sanayisiz, ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyüme". Söylediğimiz tam tersidir. Sanayiyi teşvik eden, ihracatın çektiği, istihdam arttıran ve enflasyon dostu büyümedir. Bu hedefe nasıl ulaşırız? "Doğru kur" bu noktada devreye giriyor. Rüyanın belkemiği ihracata yönelik sanayileşmedir. O ise ancak ve ancak düşük değerli TL ile mümkündür. Uzun dönemde döviz kuru bir sanayileşme projesine dönüşmektedir. Dikkatinizi çekerim. Bu analizde dış finansmandan, dış tasarruflardan, cari işlemler dengesinden hiç söz etmedik. Türkiye'nin en temel sorunundan, işsizlikten yola çıktık. Sorunu çözecek bir büyüme stratejisi aradık. Bu yoldan "doğru kura" vardık.

Döviz piyasasında arz-talep koşulları bir sonraki yazıya kaldı.

DİĞER YENİ YAZILAR