Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

"Doğru kur" ve dış denge

Bir gözlemden yola çıktık. May

Haberin Devamı

Bir gözlemden yola çıktık. Mayıs ortasında başlayan mali türbülansa kadar TL'nin aşırı değerli olduğu az çok herkes tarafından kabul ediliyor. Buna karşılık olması gerektiği düzey konusunda çok farklı fikirler var.

"Doğru kur nedir?" sorusunu bu bağlamda sorduk. "Adil fiyat" kavramından yararlandık. Piyasa ekonomisinde arz-talebin belirlediği piyasa fiyatı ile toplumun hedeflerinin çelişebileceğini gösterdik.

Analizi döviz kuruna uyguladık. Önemli bir ikilem saptadık:

Bir yanda sürdürülebilir hızlı büyüme için TL'nin düşük değerli tutulması gerekiyor. Öte yanda döviz arzındaki yapısal fazla TL üstünde değerlenme baskısı yaratıyor.

Toplumun hedefleri ile döviz piyasası gerçeği arasındaki bağı para politikası kurar. Zor bir iştir. Küçük değerlendirme hataları ekonomiye büyük maliyetler halinde geri döner. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası buna iyi örnektir.

Cari açık ve finansmanı
Yanlış anlamayı engellemek için bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Dikkat edilirse, bu sonuçlar dış açığın büyüklüğü yada dış finansmanın kalitesi gibi kavramları gerektirmedi. Analiz onlar olmaksızın yürütüldü.

Ana hedef işsizlikle mücadeleyi aldık. İkincil hedef düşük enflasyondu. Yani istihdam dostu ve enflasyonist olmayan bir büyüme aradık. İlki bizi sanayiye, ikincisi ihracata götürdü. Düşük değerli kuru bu mantıktan elde ettik.

Dolayısı ile, ihracatın çektiği hızlı büyümenin ilk aşamalarında pekâlâ büyük dış açıklar oluşabilir. İhracata yönelik sanayi yatırımlarının patlaması dış açığı zorunlu hale bile getirebilir. Üstelik, dış piyasalara yönelik sanayi yatırımlarında yabancı şirketlerin önemli rol oynamaları da normaldir. Bu durumda oluşan dış açıklar yabancı sermaye yatırımları ile finanse edilecektir.

Görüldüğü gibi, sorunu dış açık ve finansmanı olarak tanımlamak olayın özünü kaçırmaktır. Finansmanı olmadan zaten dış açık olmaz. İç piyasaya yönelik sektörlerde yatırımın yabancı firmalar tarafından yapılması ise güç değil zafiyet işaretidir.

"Yapısal" sözcüğünün anlamı
Açıklamak istediğim bir başka konu daha var. Dövizde "yapısal arz fazlasını" makroekonomik istikrardan kaynaklanan üç unsura bağladım.

Bir: Vatandaş dövizden TL'ye dönüyor.

İki: TL mali varlıkları cazibe kazandı.

Üç: Yabancı sermaye yatırımı arttı.

Burada "yapısal" sözcüğüne özel bir anlam yüklüyoruz. Bu akımların döviz kuru düzeyine ve dolayısı ile para politikasına az duyarlı olduklarını söylüyoruz. Doğru kavranması çok önemlidir.

Üçünü de esas itibariyle orta -uzun dönem makroekonomik istikrar belirler. Merkez Bankası'nın gecelik faizleri yükseltmesi ya da indirmesi etkilemez. Gecelik faizler "sıcak para" diye nitelenen kısa vadeli mali akımlar üzerinde etkilidir. Yapısal arz fazlasını değerli kura dönüştüren işte bu sonunculardır.

DİĞER YENİ YAZILAR