Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

'Doğru kur' analizine giriş

Ben kendimi bildim bileli Türk

Haberin Devamı

Ben kendimi bildim bileli Türkiye'nin bir döviz sorunu vardır. 1990 öncesinde arada sırada döviz fizik anlamda ortadan kaybolurdu. Ardından ciddi bir devalüasyon gelirdi. 1990'da bu dönem bitti. Ama döviz kurunda belirsizlik sürdü.

Sonraki on yılda her şeye rağmen bir genel eğilim vardı. Kur hep yukarı giderdi. Olsa olsa ne zaman hızlanacağı ne zaman yavaşlayacağı merak edilirdi. 2001 krizi ile birlikte durum değişti. Kur yukarı yönlü olduğu kadar aşağı yönlü hareketlere başladı.

Böylece yeni bir soru belirdi. Döviz kurunun denge değeri nedir? Vatandaşın profesyonel iktisatçıya en sık bunu sorduğunu söyleyebiliriz. Bekleneceği gibi, iktisatçıların da en zorlandıkları soru gene budur.

Dün sevgili dostum ve köşedaşım Gazi Erçel bu konuya girmiş. Makul bir kur seviyesi tanımlamaya çalışmış. Ben de konuşmalarımda mutlaka girerim. Okuyucularımla paylaşmakta yarar gördüm.

"Adil fiyat" anlayışı
Bir an için geçmişe, piyasa sisteminin oluşmaya başladığı döneme dönelim. Geçimlik ekonomiden piyasa ekonomisine geçiliyor. İnsanlar kendi kullanımı için üretirken fiyat yoktu. İş bölümü piyasayı, piyasa da fiyatı getirdi.

Devam edelim. Her fiyatta bir alan bir de satan oluyor. Tanım icabı bunların çıkarları çelişiyor. Fiyat yükseldikçe satan seviniyor, alan üzülüyor. Haklı bir soru gündeme geliyor. Acaba iki tarafın da çıkarlarını koruyan bir "adil fiyat" var mıdır?

Karşımızda piyasa ekonomisinin evrensel ve çözümsüz çelişkilerinden biri vardır. Bir yanda, ancak arz ve talebi eşitleyen fiyat aracılığı ile etkin çalışan piyasa vardır. Öte yanda toplumun hakkaniyet duyguları ve arayışı yer alır.

Önce olaya piyasa açısından bakalım. Herhangi bir anda bir tek "doğru fiyat" olur. Alıcının ödemeye satıcının satmaya razı olduğu, yani arz ve talebi eşitleyen fiyattır. Tüm diğer fiyatlarda satılamayan mal ya da mal bulamayan alıcı kalır.

Ama sorun hâlâ ortadır. Arz ve talebi dengeye getiren fiyattan toplum pekâlâ mutsuz olabilir. Örneğin bu fiyat toplumun önemsediği bazı ekonomik ve sosyal hedeflerle çelişebilir. Onların gerçekleşmesini engelleyebilir.

Ne yapacağız?

"Doğru fiyatın" koşulları
Belki soyut kaçtı ama şunu söylemek istiyorum. İktisat açısından piyasada varolan dışında bir fiyata "doğru fiyat" denebilir. Ancak bunu yaparken bir dizi koşula çok dikkat etmek gerekir.

Önce neden farklı bir fiyat istendiği açık seçik tanımlanmalıdır. Toplumsal hedef ve çıkarların gün ışığına çıkartılması hayatidir. Sonra farklı fiyatı piyasada mümkün kılacak araç ve mekanizmalar açıklanmalıdır. Yoksa talep havada kalır.

Geriye bu analiz çerçevesini "doğru kur" tartışmasına uygulamak kaldı. Yerim bitti. Bir sonraki yazıda devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR