Ocak-mart dönemi dış ticaret verileri Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlandı. Türkiye'de kamuoyu dış ticaret sayılarına karşı duyarlıdır. Çünkü dış ticaret açığının büyümesi sonucu ortaya çıkan sorunlar hâlâ hafızalarda tazedir.
Dalgalı kur rejiminde dış ticaret açığı eski önemini yitirir. Çünkü dış açık belirmesi ihtimali bile kurda bir hareket yaratarak o açığı denetim altına alacak mekanizmayı devreye sokacaktır.
Bu durumda ihracat ve ithalat ekonomik gidişatın yönünün anlaşılması açısından bilgi sağlar. İhracat artışı sanayi üretimi için olumlu bir işarettir. Keza ithalat artışı da iç talebin ne yönde seyrettiğini izlemeye olanak tanır.
Euro değer kazanınca
Mart ayında ihracat ve ithalatta büyük bir artış görünüyor. Geçen yılın mart ayına kıyasla ihracat yüzde 27 artarak 3,7 milyar dolara ulaşmış. İthalat ise yüzde 45 artışla 5,6 milyar dolara gelmiş. Doğal olarak dış ticaret açığı da neredeyse iki katına yükselmiş ve 1,9 milyar doları bulmuş.
Ocak-mart dönemi toplam sayılarına bakalım. Üç aylık ihracat yüzde 27 artışla 10 milyar dolar. Kaba bir hesapla 2003 ihracatının mutlaka 40 milyar doları aşacağını söyleyebiliriz. Üç aylık ithalat ise yüzde 38 artışla 14,1 milyar dolar. Aynı kaba hesapla bu yıl ithalatın da 60 milyar doların üstüne çıkacağını hesaplayabiliriz.
İlginç bir durum. İhracat artışına sevinelim mi? Yoksa ithalatın daha da hızlı artması sonucu dış ticaret açığındaki hızlı büyüme karşısında karalar mı bağlayalım? Buna karar vermeden önce biraz analiz yapmak gerekiyor.
Türkiye'nin ihracat ve ithalatında AB'nin payı yüzde 50'nin üstünde seyrediyor. Yani ihracat ve ithalatımız euro/dolar paritesindeki değişmelerden de etkileniyor. 2002 yılı ilk üç ayında parite 0,88 iken bu yıl 1,07'ye yükselmiş. Euro dolara karşı yüzde 22,3 değer kazanmış. Dış ticarettteki değişimin bir bölümü pariteden kaynaklanıyor.
Bu soruna bir çözüm, AB ile ticareti euro cinsinden izlemektir. Ben de uzun süredir bunu yapıyorum. Üç ayda AB'ye ihracat yüzde 10,7 artarak 5 milyar euro olmuş. İthalat ise yüzde 16,7 artışla 5,7 milyar euro'ya ulaşmış. Yani AB ile üç ayda 0,7 milyar euro dış ticaret açığı verilmiş.
Bence bu iyi bir havadis. AB'de enflasyon sıfır gibi. Demek ki AB'ye ihracatımızda önemli bir ivme yakalanmış. Doğal olarak hem ihracatta hem de iç pazarın canlanması ile birlikte paralelinde ithalatta bir artış görülüyor.
Petrol fiyatları
Bir başka bilgiyi dolaylı olarak ithalatın bölgeler arasında dağılımından alıyoruz. Türkiye'nin petrol ithal ettiği bölgelerden ithalatta yüzde 50 ile 80 arasında artışlar görülüyor. Irak savaşı nedeni ile martta petrol fiyatları yükselmişti. Bu durum ithalatımıza yansımış.
Örneğin İslam Konferansı Teşkilatı üyesi ülkelerden ithalat yüzde 51 artışla 2,2 milyar dolara çıkmış. Rusya'yı da kapsayan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyelerinden yapılan ithalat yüzde 48,5 artışla 1,9 milyar dolara ulaşmış.
Yani dolar cinsinden ithalattaki büyük artışın bir bölümü euro'nun değer kazanmasından diğer bölümü de yüksek petrol fiyatlarından kaynaklanıyor. Tehlikeli bir durum yok.
Dış ticaret gelişmeleri
Ocak-mart dönemi dış ticaret v
Haberin Devamı

