Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Dış kaynağa ihtiyaç var mı?

Herkesin kafasında aynı soru v

Haberin Devamı

Herkesin kafasında aynı soru var. Bugünkü hızlı büyüme sağlıklı ve sürdürülebilir mi? Yoksa geçmişte çok kez olduğu gibi dış kaynak girişinin şişirdiği yapay bir balon mu?

İlk yarı milli gelir verileri fırsat oluşturdu. Bir süredir bekleyen konulara o sayede giriyoruz. Önce büyümenin tarihi rekora gittiğini belirttik. Sonra talebin ayrıntılarına baktık. İç talebi özel tüketim ve yatırımdaki canlanmanın taşıdığını saptadık.

Ardından tasarruf-yatınm dengesini ele aldık. 2004 ve 2000'in ilk yarılarını karşılaştırdık. 2004'de iç tasarruflar yatınmdan düşük çıktı. Yani bir kaynak fazlası bulduk. Bugün iç tasarruf-yatırım ilişkisinin zaman içinde seyrini göreceğiz.

Tasarruf-yatırım özdeşliği
İktisada Giriş derslerinde mutlaka okutulan temel makro özdeşliği iktisat eğitimi alan herkes bilir. Milli gelir muhasebesi, tanım icabı, bir ekonomide toplam tasarrufun toplam yatırıma eşit olmasını zorunlu kılar.

Toplam tasarruf, iç tasarruf ve dış (yabancı) tasarruftan oluşur. Dış tasarruf cari işlemler dengesini yansıtır. Milli gelirden toplam tüketimi düşünce iç tasarruf elde edilir. Özel kesim tasarrufu ve kamu kesimi tasarrufu şeklinde ikiye aynlır.

Tasarruflar yatırım için kullanılır. Milli gelir muhasebesinde gayrisafi sermaye birikimi denir. Kamu ve özel kesim yatırımları ayrılır. Kendi içinde makina-teçhizat, bina inşaatı (kamuda bina-dışı inşaat da vardır) şeklinde bölünür.

Ancak, tasarruf kullanan bir kategori daha vardır: stoklardaki değişim. Mantık basittir. Stok artışı yatınm gibi kaynak (tasarruf) gerektirir. Stok düşüşü ise kaynak serbest bıraktığı için yatırıma kalan tasarrufun yükselmesi anlamına gelir.

Büyümenin kaynağı iç tasarruflardır. Bunların esas kullanım yeri yatırımlardır. Dolayısı ile yatırımların iç tasarruflardan karşılanması hızlı büyümenin sürdürülebilmesini sağlar.

Kriz sonrası yapısal dönüşüm
İç tasarrufun yaünmları karşılama oranına bakıyoruz. Yüzde 100'ün altında ise yatırımlar için dış kaynak kullanılıyor. Yüzde 100'ün üstünde ise iç tasarruflar yatırımlardan fazla, yani yatırım için dış kaynak ihtiyacı yoktur.

1998'la 2004 (ilk yarı) arasında iç tasarrufun yatırımı karşılama oranları gazetedeki köşemde yer alan grafikte gösterilmektedir. 1998-2000 döneminde oran 100'ün altında kalıyor. Yani ekonomi yatırım için dış kaynak gerektiriyor. 2001'de oran 100'e, 2002'den sonra, bu yıl dahil, 100'ün bayağı üstüne çıkıyor. Kriz sonrasında dış kaynak ihtiyacında gerçekleşen yapısal dönüşüm grafikte çok net görülüyor.

Çok ilginç bulguya ulaştık. 2004'ün ilk yarısında Türkiye'nin iç tasarrufu yatırımlardan ciddi şekilde yüksek. Ama aynı dönemde büyük miktarda dış kaynak kullanılıyor. Dış kaynak nereye gidiyor? Stoklara gömülüyor. Devam edeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR