Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Dış açık sohbeti

İktisatçı açısından Türkiye ek

Haberin Devamı

İktisatçı açısından Türkiye ekonomisi çok ilginçtir. Heyecan verici diyebiliriz. İktisatçı hergün başka bir sürprize, başka bir bilmeceye muhataptır. "Artık normalleşti, yazacak konu kalmayacak" dediği anda mutlaka beklenmedik bir gelişme ile karşılaşır.

Hayatta her şey için olduğu gibi, bu durumun da bir iyi bir de kötü tarafı vardır. İyi tarafı iktisatçının can sıkıntısı derdi olmamasıdır. Kötü tarafı ise hep iğne üstünde oturmak, analizlerini sürekli sorgulamak zorunda bırakmasıdır.

Son dönemde gerçekten şaşırtıcı bir gelişme var. Bir yandan dış açık inanılmaz büyüklüklere tırmanıyor. Aynı anda büyüme hızı düşüyor. Diğer yandan TL'nin değer kazanması bir türlü engellenemiyor. Biraz ayrıntılarına girelim.

Dış açık ve büyüme
Milli gelirin büyüme hızı ile dış açığın büyüklüğü arasında kurulan ilişki iktisatçılar arasında en yaygın kabul gören hipotezlerden biridir. Genel kamuoyu tarafından da paylaşılır.

Mantığı basittir. İç talepte hızlı artış beraberinde ithalat patlaması getirir. Diğer koşullar aynı iken cari işlemler açığı büyür.

Dış finansman bulunduğu sürece hızlı büyüme ve dış açık devam eder.

Geçmişte bu hipotezi doğrulayan ampirik gözlemler bulmak kolaydır. Hakikaten dış kaynak girişi ve hızlı büyümenin eşanlı gerçekleştiği pek çok dönem vardır. Üstelik, dış kaynak girişi durunca büyüme de biter. Hatta ekonomi küçülür.
Şimdi verilere bakalım. 2004 yılı ile başlayalım. 2004'ün ilk yarısında GSMH yüzde 14.9 büyüyor. Cari işlemler açığı 10 milyar dolara yükseliyor. Bir önceki yıla kıyasla dış açıktaki artış 4.2 milyar dolar oluyor.

Gelelim bu yıla. 2005'in ilk yarısında büyüme hızı yüzde 4.3'e geriliyor. Ama cari işlemler açığı 13.5 milyar dolara yükseliyor. Yani 2004'e kıyasla dış açık 3.5 milyar dolar artıyor.
İlk sorularımız geliyor. Dış açık artarken neden büyüme yavaşlıyor? Tersinden de sorabiliriz.

Büyüme yavaşlarken neden dış açık artıyor? Bu durumun yukarıdaki hipoteze etkisi nedir? Hangi yeni hipotezç bunu açıklayabilir?

Dış açık ve döviz kuru
Genel kabul gören ikinci hipotez dış açıkla döviz kuru arasında kurulan ilişkidir. Cari işlemler hesabında oluşan dengesizlikler eninde sonunda döviz kurunu oynatacak mekanizmaları devreye sokar. Dış açıkla değer kaybeder. Dış fazla ile değer kazanır.

2001'e geri dönelim. 2000 yılı cari işlemler açığının 10 milyar dolara yükselmesinin Şubat krizinin temel nedeni olduğu konusunda yaygın konsensüs vardır. Ama cari işlemler açığının 2005'in ilk yedi ayında 15 milyar dolara çıkmasına farklı gözle bakılıyor. Yakın gelecekte kurda bir hareket öngörülmüyor.

Sorular devam ediyor. Dev dış açığa rağmen döviz piyasasında neden arz fazlası oluşuyor?

Yukarıdaki hipotez bu olayı nasıl tefsir ediyor? Başka hipotezler nelerdir? Soruları uzatmıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR