Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Demokrasi ve enflasyon

2001 krizi sonrasında enflasyo

Haberin Devamı

2001 krizi sonrasında enflasyonla mücadele konusunda atılan büyük adımlar bence son otuz yılın en önemli ekonomik olayıdır. Çünkü, her fırsatta hatırlattığım gibi, işsizlik, yavaş büyüme, bozuk gelir dağılımı, yüksek faizler, yüksek kamu borcu, vs. tüm sorunların kökeninde yüksek ve dalgalı enflasyon yatar.

Geçen yazımda Türkiye'de enflasyonun nasıl kanıksandığını hicvetmeye çalıştım. Düşmesinden neredeyse mutsuz olduğumuzu ima ettim. Bu ve bundan sonraki birkaç yazıda enflasyonla toplumsal yapı arasındaki ilginç ilişkiyi değerlendirmek istiyorum.

Türkiye'nin bu kadar uzun süre yüksek enflasyonla yaşaması toplumsal bilimci açısından anlamlıdır. Bizzat enflasyon olgusundan toplumla ilgili çok değerli bilgiler öğreniriz. Aynı şekilde düşmesi de yeni toplumsal dinamiklerin ipuçlarını taşır.

Enflasyonun nedeni demokrasi mi?
İlk yazdığım köşe yazılarından biri, enflasyonla demokrasi arasındaki ilişkiyi araştırıyordu. 17 Mart 1994 tarihli yazımın başlığını "Demokrasilerde Enflasyon Olmuyor" koymuştum.

Nobel ödüllü iktisatçı Milton Friedman'ın çok ünlü bir özdeyişi vardır. "Enflasyon daima ve heryerde parasal bir olaydır". Son tahlilde Friedman haklıdır. Hükümet ve Merkez Bankası banknot matbaasını çalıştırmadığı sürece enflasyon olamaz.

Ancak bu işin mekanik kısmıdır. Bir adım daha atınca esas soruya ulaşırız. Neden bazı ülkelerde bazı dönemlerde para basmak zorunluluğu ortaya çıkıyor ama başka ülkelerde başka dönemlerde bu zorunluluk ortaya çıkmıyor?

Daha açık soralım. Neden bazı devletler harcamalarını olağan vergi gelirleri ve borçlanma olanakları ile karşılayabilirken diğerleri karşılayamıyor ve para basmak zorunda kalıyor? Acaba bu durumun siyasi rejimle yani demokrasi ile bir ilişkisi var mı?

Türkiye seçkinlerinin bir bölümünde otoriter eğilimler çok güçlüdür. Örneğin demokrasinin ekonomik büyümeyi engellediğine inanan çoktur. Aynı şekilde enflasyonu da demokratikleşmenin bir başka olumsuz yan ürünü gibi görme eğilimi yüksektir.

Demokrasilerde enflasyon olmuyor
Gözlemler bu önyargıyı doğrulamıyor. On yıl önceden alıntılar yapma zamanım geldi.

"Bir ülkede siyasi yaşam askeri darbelerle kesintiye uğramıyorsa, sivil toplum bir resmi ideoloji tarafından baskı altında tutulmuyorsa, temel hak ve özgürlükler varsa, yüksek enflasyon da olmuyor."

"Güçlü diktatörlüklerde de enflasyona Taşlanmadığını söylemeliyiz. Bunlar, her türlü popülist politikaya karşı baskı rejimleri ile bağışıklık kazanıyorlar. Dünya deneyiminin bize gösterdiği, yüksek enflasyonun, otoriter yapıların kırılmaya başladığı, ama demokratik kurumların olgunlaşmasını engellemeyi sürdürdüğü ülkelerde yaygın olduğudur."

"Hem demokrasinin hem de düşük enflasyonun ancak ve ancak kişi başına gelirin yüksek olduğu ülkelerde beraberce varolacağını söyleyenler çıkacaktır. Bu görüş de yanlıştır. Dünya nüfusunun beşte birini barındıran Hindistan örneği vardır."

Kısaca hatırlatalım. Hiç darbe yaşamayan Hindistan'ın kişi başına geliri Türkiye'nin çok altındadır. Ortalama büyüme hızı Türkiye'nin üstündedir. Ortalama enflasyon ise tek haneli sayılarda kalmıştır. Devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR