Dün Merkez Bankası gecelik faizleri sabit tutarak yedi aylık faiz indirimi dönemini bitirdi. Maalesef bugün ele alamıyoruz. Pazar günü ekonomiye geniş bir perspektiften bakan yeni bir yazı dizisine başladığımızı haber verdik. İlk günden güncel gelişmelere kapılmak yanlış olurdu. Para politikası dizi içinde yeterince yer alacaktır.
Başlangıç noktası, ekonominin son beş yılda geçirdiği büyük dönüşümün çok iyi anlaşılmasıdır. Bugünü ve geleceği doğru tahlil edebilmenin olmazsa olmaz koşuludur. Soruyu şöyle sorabiliriz: Türkiye ekonomisinin bugününü dününden ayırt eden en önemli yapısal farklar nelerdir? Cevap ararken ayrıntılar içinde kaybolmamak gerekiyor. İki temel fark derhal öne çıkıyor: Bütçe disiplini ve dalgalı kur rejimi.
Bütçe disiplininin tesisi
Soruyu tersinden sorabilirdik. 1970'ler ortasından 2000'e kadar süren dönem boyunca Türkiye ekonomisinin en büyük yapısal zafiyeti nedir? Hiç tereddütsüz "Bütçe açıkları ve diğer kamu maliyesi sorunlarıdır" diyebiliriz.
Dönem boyunca bütçe kanunu ciddiyetini kaybetmişti. Bir kanıtı neredeyse her yıl hükümetlerin ek bütçe çıkartmak zorunda kalmalarıdır. Anlamı açıktır. Bütçeye konan harcama sınırlan hükümeti bağlamıyordu. Yüksek enflasyonun yarattığı sis ortamı da hükümetlerin keyfi harcama alışkanlıklarını güçlendiriyordu.
Diğer kanıtı bütçe dışı harcamaların ulaştığı boyuttur. Görev zararları bunlar içinde önemli bir yer tutuyordu. Ancak başkaları da vardır. Hükümetler bütçede hiç göstermeden de harcama yapabiliyordu.
2000'den bugüne bu manzarada köklü bir değişiklik yaşandı. Bütçe dışı harcamalar sona erdi. Bütçe Kanunu kamu harcamaları üstünde gerçek bir kısıtlamaya dönüştü. Düşen enflasyon keyfi hareketi sınırladı.
2000 sonrasının en başanlı performansı maliye politikasında gerçekleşmiştir. 2005 sıkı maliye politikası uygulandığı, yani kamu kesiminin faizdışı dengesinde büyük fazla verildiği altıncı yıldır. Gelinen noktada maliye politikasında sorumsuzluk ve belirsizlik yerine disiplin ve öngörülebilirlik hakim olmuştur.
Dalgalı kur rejimi
Sokaktaki vatandaş güncel yaşamında en yoğun başka bir değişimi hissetti. Bir nesil dövizin hep yukarıya gidişini neredeyse yerçekimi gibi bir doğa kanunu halinde algılamıştı. Dolarizasyonun gerisinde bu yatıyordu.
Dalgalı kur rejimi toplumda büyük bir travma yarattı. Dövizin iki yönlü hareket edebileceğini kabullenmek kolay olmadı. Nesnel gerçekliğin değişmesine rağmen eski paradigma içinde döviz alma ve saklama sürdürüldü.
Dalgalı kur rejimi hükümetten döviz kurunu doğrudan belirleme yetkisini alır. Doğallıkla, para otoritesi ve hükümet dolaylı şekilde kuru etkileme olanaklarına sahiptir. Ancak, araya mutlaka piyasa süzgeci girer.
Dalgalı kur iktisat politikası ortamını değiştirir. Özellikle sıkı maliye politikası ile birleşince para politikasının etkinliği ve para otoritesinin sorumluluğu nitelik değiştirir. Konjonktürün yönetiminde inisiyatif para otoritesine geçer.
Değişimin bilançosu
Dün Merkez Bankası gecelik fai
Haberin Devamı

