Haftasonunu sakin geçirdim. Dolayısıyla milli gelir verileri çıkınca atabileceğim başlıkları düşünmeye zamanım oldu. Büyümenin benim açıkladığım tahminlerin üstünde çıkacağı kesin duruyordu. Hazırlığımı ona göre yaptım.
İşte bazıları: "Fena halde şiştim"; "Amma yanılmışım", "Gene tutturamadım"; "Büyüme mahcup etti"; "Çok karamsar kaldım."
Bugün bilgisayarın başına oturunca bunlar laubali geldi. Yukarıdaki mazbut başlığı tercih ettim.
Kısaca durumu özetleyelim. Ekonomi yılın ilk yarısında yavaşladı. Ben ikinci yarıda canlanma olmayacağını söyledim. Neden olarak TL'ye aşırı değer kazandıran yüksek gecelik faizleri gösterdim. Resesyon sözcüğünü bile kullandım.
Dün Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan üçüncü çeyrek milli gelir sayılan beni tekzip etti. Ekonomik faaliyetin yılın ikinci yarısında tam tersine, hızlandığı görüldü.
Verilere bakıyoruz
Üçüncü çeyrekte GSMH yüzde 7.3 büyüdü. Bu gerçekten yüksek bir büyüme hızıdır. 1997 sonrasında daha yüksek üçüncü çeyrek büyüme hızı sadece krizden çıkışın baz etkisini yansıtan 2002 yılında gerçekleşmiştir. 2000 bile az da olsa düşüktür.
Böylece ilk üç çeyrekte (dokuz ayda) GSMH büyüme hızı yüzde 5.5'e yükseldi. İlk yanda bu sayı yüzde 4.3'tü. Yıllık GSMH büyüme hızı da yüzde 5.3 oldu. İkinci çeyrekte yüzde 8.1'di.
Makro analiz açısından talebin yapısı çok önemlidir. İç talebin en önemli kalemi özel nihai tüketim harcamalarıdır. Üçüncü çeyrekte yüzde 11.2 artarak tarihi bir rekor kırdı. 1987'den bu yana üçüncü çeyrekte yaşanan en büyük tüketim artışıdır. 2000 yılı artışı bile yüzde 9,6'dır.
Kamu tüketimi milli gelirin altında, yüzde 3.3 arttı. Zaten toplam talepteki payı çok küçüktür. Buna karşılık yatırım harcamalarındaki artış yüzde 27.8 oldu. Aynen tüketimde olduğu gibi 1987'den bu yana en yüksek üçüncü çeyrek büyümesidir.
Stok artışında ilginç bir gelişme var. Cari fiyatlarla geçen yıl 4.6 milyar YTL iken bu yıl 1.3 milyar YTL'ye geriledi. Bu durumda stok değişmesi milli geliri 3.4 puan aşağı çekti. Mal-hizmet ihracat ve ithalatı, sırası ile yüzde 2.7 ve yüzde 11.9 arttı. Dokuz aylık büyüme hızları aynı sıra ile yüzde 5.8 ve yüzde 10.1 oldu.
İlginç rekorlar
Önümüzdeki günlerde verilerin ayrıntılarına gireceğiz. Konjonktür analizini milli gelir verilerinin çıkmasından sonra derinleştireceğimizi zaten söylemiştik. Bugün harcama verileri hakkında iki gözlemle yetinelim.
Bir: Tüketim ve yatırımda kırılan rekorlara dikkat çekiyoruz.
İki: İhracata milli gelirden 4.6 puan daha yavaş, ithalata ise 4.6 puan daha hızlı büyümesini önemsiyoruz.
Devam edeceğiz.
Büyümeden gelen tekzip
Haftasonunu sakin geçirdim. Do
Haberin Devamı

