Rahmetli babam "her gördüğün sakallıyı baban zannetme" deyişini çok severdi. Konuşulan konu neyse, yaklaşımı yüzeysel bulduğunu, farklı ve kendine göre işin özüne inen bir bakış açısı getireceğini bu şekilde ilan ederdi.
Özdeyiş, beklenenin üstünde gerçekleşen 2005 büyümesi karşısındaki tavrımı yansıtıyor. Bence yüksek büyüme ekonomi için iyi değil kötü haberdir. O nedenle "eyvah, hızlı büyümüşüz!" başlığını attım.
Milli gelirdeki hızlı büyüme özel tüketim harcamalarında sağlıksız bir artıştan kaynaklanmaktadır. Sürdürülemez bir iç talep balonuna tekabül etmektedir. Geri planda ise 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası yatmaktadır.
Sanayi üretiminin tanımı
Üçüncü çeyrek milli gelir verileri konjonktürün özellikleri hakkında yeterli ipucu vermişti. Onlara bakarak geliştirdiğimiz sloganlardan biri "sanayisiz büyüme idi. Sanayinin büyümeye katkısının azaldığına dikkat çekmeye çalıştık.
Sanayi üretimi TÜİK tarafından iki ayrı veri ile ölçülür. Biri aylık yayınlanan sanayi üretimi endeksidir. Diğeri milli gelir muhasebesine göre çeyrek bazında yayınlanan cari ve sabit fiyatlarla sanayi katma değeridir.
Öte yandan sanayi homojen değildir. Her iki seri üç alt kategoriden oluşur: Madencilik ve taş ocakçılığı; imalat sanayii; elektrik, gaz, su. Sanayi denince üçünün toplamı anlaşılır.
Ancak bu üç kalem arasında önemli nitel farklar vardır. Madencilik doğal kaynaklara bağlıdır. Elektrik-gaz-su tanım gereği iç piyasaya yöneliktir. Günlük dildeki anlamı ile sanayi ise "imalat sanayii" tarafından temsil edilir.
Sıra ters yüz oluyor
Aşağıdaki grafik 2002-2005 dönemini kapsıyor. Birinci çubuk sanayi üretim endeksine göre imalat sanayii artışını, ikinci çubuk sabit fiyatlarla imalat sanayii katma değer artışını, üçüncü çubuk ise sabit fiyatlarla GSMH artışını gösteriyor.
2002, 2003 ve 2004 yıllarında üç büyüme hızının sıralanması çok nettir. İmalat sanayii üretim endeksi en hızlı büyüyor. Onu imalat sanayii karma değer artış hızı izliyor. En düşüğü ise GSMH büyümesi oluyor.
Ayrıntıya girince, 2002 ve 2003'ün belirgin sıralamasının 2004'te gevşediği görülüyor. 2005'te ise sıra ters yüz oluyor. En yavaş imalat sanayi üretim endeksi, en hızlı GSMH artıyor, imalat sanayi katma değer artışı arada kalıyor.
Lafı fazla dolaştırmadan sonucu söyleyelim. 2005 verileri, geçmiş para politikası hatalarının Türkiye'yi sanayileşme iddiasından vazgeçme gibi sürdürülmesi zor bir köşeye sıkıştırdığını kanıtlamaktadır. S. Gürsel "sanayisizleşme" demişti. Nitel olarak haklıdır. Konjonktür analizlerine devam edeceğim.
Büyüme ve imalat sanayi
Rahmetli babam "her gördüğün s
Haberin Devamı

