Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Büyüme ve ihracat

Türkiye ekonomisi 2005'te çok

Haberin Devamı

Türkiye ekonomisi 2005'te çok kritik bir dönemeci geçti. Yıl ortasından itibaren belirginleşen şekilde toplam talebin ve üretimin bileşiminde köklü bir değişim yaşandı. Kısa dönemli etkisi derhal konjonktüre yansıdı.

Uzun dönemli etkisi giderek daha güçlü hissedilecektir. 2005 yılında Türkiye ekonomisi ihracatın ve sanayinin çektiği bir büyüme modelini terketmiştir. Yani büyüme dinamiğini iç pazara, inşaat-gayrimenkule ve hizmetlere emanet etmiştir. O nedenle milli gelir verilerini incelemeye devam ediyoruz. Önce tüketimdeki patlamanın yol açtığı iç talep balonunu saptadık. Sonra imalat sanayinin nisbi gerilemesini gösterdik. Bugün ihracat-büyüme ilişkisine bakıyoruz.

Dış dünya için üretim
Türkiye 1980 öncesinde dünyanın en kapalı ekonomilerinden birine sahipti. Toplam döviz gelirlerinin GSMH'ya oranı yüzde 5'e inmişti. Özal ilk ihracat hamlesini başlattı. Oranı yüzde 20'lere çıkardı. Gümrük Birliği sonrasında ise yüzde 30'a ulaştı.

Bu önemli hususu vurgulamak istiyorum. Türkiye'nin toplam mal ve hizmet üretiminin neredeyse üçte biri yurt dışı kökenli talebi karşılamak içindir. Bu oran benzer nüfusa sahip pek çok gelişmiş ülkeden yüksektir.

Döviz kazanan faaliyetlerin başında mal ihracatı gelir. Toplam döviz gelirlerinin takriben üçte ikisini oluşturur. Gerisi bavul ticareti ve turizm, nakliyecilik, vs. hizmet ihracatıdır. Merkez Bankası her ay ödemeler dengesi içinde ayrıntıları açıklar. Son veriyi TÜİK milli gelir hesaplarında kullanır. Cari fiyatlarla
mal-hizmet ihracatının değerini bulur. Ortalama kurla bölünce ödemeler dengesindeki sayı ile tutarlı olduğunu görürüz. Fiyat deflatörü ile sabit 1987 fiyatlarına dönüştürülür.

İhracatsız büyüme
Sabit fiyatlarla mal-hizmet ihracatının büyüme hızını dış pazarlar için üretimin ekonomik konjonktüre etkisini ölçmekte kullanabiliriz. En basit yöntem, mal-hizmet ihracat artişı ile GSMH artışını karşılaştırmaktır.

Yukandaki grafikte karşılaştırma 2003, 2004 ve 2005 yıllan için yapılıyor. İlk çubuk sabit 1987 fiyatları ile mal-hizmet ihracat artiş hızını, ikinci çubuk ise GSMH büyümesini gösteriyor.

2003'te ihracat yüzde 16 milli gelir yüzde 5.9 artıyor. Belli ki o yıl büyümenin motoru ihracat (ve sanayi) olmuş. 2004'te ihracat artişı yüzde 12.5'a gerilerken büyüme yüzde 9.9'a yükseliyor. Değişimin ilk işareti 2004'de geliyor.

2005'te ihracat yüzde 8.5 milli gelir ise yüzde 7.6 artıyor. Yani ihracat artişı neredeyse milli gelir büyümesine eşitleniyor. Ayrıntısına inince aradaki farkın son çeyrekte yüksek ihracat artışından (yüzde 10.9) kaynaklandığı anlaşılıyor.

Manzara nettir. Dış pazar için üretim artık büyümenin motoru değildir. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası Türkiye'nin ihracatla büyüme çabasını sekteye uğratmıştır. Konjonktür analizine devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR