Ekonomik göstergelerdeki iyileşmeyi neye borçluyuz? Bazıları Türkiye'de özel kesim dinamizmi, emek piyasası esnekliği vs. reel-yapısal özellikleri öne çıkartıyor. Diğerleri ABD'nin gevşek para politikası, uluslararası likidite bolluğu vs. dış mali koşulları vurguluyor.
İkisi de önemlidir. Fakat iyileşmeyi açıklamakta yetersizdir. Özel kesim dinamizmi ya da emek piyasası esnekliği açısından 2001 çok farklı değil. Aynı şekilde Amerikan para politikası 2001 yılında hızla gevşemiştir.
Hemen söyleyelim. Ekonomide yaşanan iyileşmenin temel nedeni sıkı maliye politikasıdır. Hükümetin bütçe disiplinine uymasıdır. Popülist amaçlar uğruna bütçe disiplininden vazgeçmemesidir.
Ne kadar vurgulasak azdır. Maliye politikası hedefleri tuttuğu sürece dış koşul ya da beklenti şoklarının olumsuz etkisi mali piyasalarla kısıtlı ve geçici kalacaktır. Ekonomi çok kısa sürede iyileşme trendlerine geri dönecektir.
Disiplin güçleniyor
Maliye Bakanlığı yılın ilk iki ayı (ocak-şubat) için bütçe gerçekleşmelerini açıkladı. Ocak sonuçlarında bütçenin 2005'e iyi başladığını biliyorduk. Daha önce açıklanan Hazine verilerinden şubatın da olumlu geçtiği anlaşılmıştı.
Gazetedeki köşemde yayımlanan tabloda 2004 ve 2005 yıllan ana kalemler itibanyla karşılaştırılıyor. Devamlı okuyucularımızın alışık olduğu yöntemi kullanıyoruz. İlk iki sütunda cari (fiili) sayıları veriyoruz. Sonraki iki sütun bunları bugünkü yani Şubat 2005 fiyatları ile gösteriyor. Son sütunda geçen yıldan bu yıla reel değişim yüzde olarak yer alıyor.
Ne görüyoruz? Bütçe gelirlerindeki reel artış (yüzde 24.6) faiz dışı harcamadaki reel artıştan (yüzde 6,2) çok daha yüksek. Dolayısı ile faiz dışı fazlada yüzde 81.7 artış gerçekleşiyor.
Daha ilginci, faiz harcamalarıdır. 10 milyar YTL'den 8.1 milyar YTL'ye nominal düşüş yaşanmıştır. Reel düşüş yüzde 25.6 düzeyindedir. Enflasyonda, risk priminde ve reel faizlerdeki gerileme bütçeyi çok olumlu etkilemektedir.
Faiz dışı fazla artıyor, faiz harcaması azalıyor, yani bütçe dengesi düzeliyor. Geçen yıl 6.5 milyar YTL olan bütçe açığı bu yıl 1.3 milyar YTLye geriliyor. Bütçe açığı reel olarak yüzde 81.8 azalıyor.
Düzelmeyi destekliyor
Bir hesap yapalım. 2004 bütçe açığının yüzde 22'si yılın ilk iki ayında gerçekleşmişti. 2005'te bu oranın aynı kaldığını varsayalım. Yıl sonu bütçe açığı 6 milyar YTL hesaplanıyor. Milli gelirin yüzde 1.2'sine denk geliyor.
İlle öyle olur demiyoruz. Olması da gerekmiyor. Yılın ilk iki ayı itibariyle bütçe gerçekleşmesinin ekonomik istikrara çok büyük destek verdiği son derece açıktır. Mali piyasalardaki olumlu havayı bu açıdan da değerlendirmek gerekmektedir.
Bütçeden al haberi
Ekonomik göstergelerdeki iyile
Haberin Devamı

