Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Bundan sonra ne olur?

Mali piyasalarda heyecanlı bir

Haberin Devamı

Mali piyasalarda heyecanlı bir hafta geçti. Karamsarların beklediği büyük fırtına çıkmadı. Ama piyasaların yönü konusundaki belirsizlik devam ediyor. Böyle durumlarda okuyucu bizden değerlendirme istiyor.

Konjonktür analizini iç içe üç soruya indirgeyebiliriz. Bunları sorması çok kolay, cevaplandırması ise çok zordur. Ekonomi nerede? Buraya nasıl geldi? Buradan nereye gider?

Soruların karşılıklı bağımlılığını özellikle vurguluyoruz. Bugünkü durum, buraya hangi politikaların getirdiği bilinmeden kavranamaz. Bugünü anlamadan gelecekle ilgili gerçekçi öngörü yapılamaz.

Çifte düzeltme gerekiyor
İlk iki soruyu epeydir işliyorum. Türkiye ekonomisinde bir iç talep balonu yaşanıyor. İhracatın yerini ithalat ve iç pazar, imalat sanayiinin yerini hizmetler ve inşaat, tasarrufun yerini tüketim aldı. Sonuçta bütçe disiplinine rağmen dev dış açıklar oluştu.

"Sanayisiz, ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyümenin" nedeni 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasıdır. Yüksek gecelik faizler döviz kurunu baskı altına alarak sürdürülemez bir "saadet zincirini" başlattı.

Üçüncü soruyu da daha önce ayrıntılı cevapladım. Her balon tanım icabı patlar ya da söner. Bu tür saadet zincirleri eninde sonunda kopar. Toplum ve ekonomik aktörler hayatın tatsız gerçekleri ile tanışmak zorunda kalır.

Özetle, Türkiye ekonomisinde şu ya da bu şekilde iç içe iki düzeltme gerekiyor. Bir yandan iç talepte bir daralma yaşanacak. Diğer yandan YTL değer kaybedecek. İlkini miktar düzeltmesi, ikincisini fiyat düzeltmesi olarak niteleyebiliriz.

Bu noktada ek sorular öne çıkıyor. Düzeltme ne zaman olur? Hangi sıra ile olur? Ne yoğunlukta olur? Toplumu esas bu sorular ilgilendiriyor. Maalesef iktisatçının da bunlara güvenilir cevabı olmuyor.

İki iniş senaryosu
İktisatçılar yapay talep balonlarının sönmesini bir uçağın piste inmesine benzetirler. "Yumuşak iniş" ve "sert iniş" ayrımı yapılır. Benim de içinde olduğum bir grup iktisatçı bu ihtimalleri bir süredir tartışıyor.

"Yumuşak iniş" halinde iç talep balonu yavaşça sönüşe geçer. Yani düzeltme miktarlardan başlar. Ekonomi mali istikrar bozulmadan resesyona girer. Dış açık daralır. Enflasyon tehlikesi azalır. Para politikası gevşetilir. Kurda tedrici bir hareket olur.

"Sert iniş" dış açığın finansmanı yani döviz piyasası tarafından tetiklenir. Düzeltme fiyatla (döviz kurunda) başlar. Mali piyasada istikrarsızlık hem iç talebi çökertir hem de maliyet enflasyonunu tırmandırır. Para politikasını sıkma zorunluluğu doğar. Ekonomide ciddi hasar oluşur. Türkiye geçmişte hep "sert iniş" yaşadı. Doğallıkla bu kez de öyle olacağı düşünülüyor. Ben 2005'in ikinci yarısında "yumuşak iniş" bekledim. Yanılmışım. Umudum 2006'nın ikinci yansına kaldı. Ancak düzeltme geciktikçe "sert iniş" ihtimalinin yükseleceğini özellikle belirtmeliyim.

DİĞER YENİ YAZILAR