Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Borcun sürdürülebilirliği

Borç analizine devam ediyoruz.

Haberin Devamı

Borç analizine devam ediyoruz. Haziran 2003 sonu itibarıyla brüt ve net borç verilerini değerlendirdik. Ekim 2003 sonu itibarıyla Hazine borcunun ayrıntılarına baktık. Bugün gelecekle ilgili hesap ve tahminleri ele alacağız.

Hazine'nin geçen ay yayınladığı "Kasım 2003 Kamu Borç Yönetimi Raporuna" değinmiştik. Raporun sonunda (s.47-48) "Borcun Sürdürülebilirliği" başlıklı bir bölüm var. 2004-2007 dönemi için yapılan borç senaryolarını kapsıyor.

Yöntem üstüne birkaç gözlemle başlayalım. Birincisi, hesap birimi olarak borç/GSMH oranı alınıyor. Oranın azalması ya da sabit kalması olumlu kabul ediliyor. İkincisi hesabı yaparken brüt değil net borç stoku kullanılıyor.

Borç oranının seyrini dört temel değişken belirliyor. En önemlisi, bütçe disiplinini yansıtan faiz-dışı fazla/GSMH oranı. Buna politika değişkeni deniyor. Diğer üç değişken hükümetin denetimi dışında ekonomik büyüklükler. Bunlar da GSMH'nın büyüme hızı, kamunun borçlanma reel faizleri ve reel döviz kurunun değişimi.

Baz senaryo sonuçları
Bu tür hesaplamalar bir başlangıç senaryosu ile yola çıkıyor. Buna baz senaryo (esas senaryo) deniyor. Dört temel değişken için olması en muhtemel büyüklükler alınıyor. Borç oranının nasıl seyrettiği izleniyor. Analizin 2004-2007 arası yedi yıl için yapıldığını tekrar hatırlatalım. Hazine baz senaryoda dönem ortalama büyüme hızını yüzde 5 kabul ediyor. Dikkat edüirse 2003 ve 2004 yıllan için hedef büyüme hızı da yüzde 5'di.

Faiz-dışı fazla/GSMH oranı zaten IMF ile birlikte saptanıyor. 2004 için yüzde 6,5 alınmıştı. Hazine baz senaryoda dönemin geri kalan üç yılında da bu oranın tutturulacağını kabul ediyor.

Maalesef baz senaryoda kullanılan reel faiz ve reel döviz kuru varsayımlan açıklanmıyor. Kendi hesaplanırda kontrol ettim. Ortalama reel faizin yüzde 15, ortalama nominal devalüasyonun da enflasyona eşit alındığını sanıyorum.

Bu durumda 2003 sonunda yüzde 70 tahmin edilen borç oranı (2002 sonunda yüzde 79'du) dönem boyunca yılda yüzde 2,5 azalıyor. Yani 2007 sonunda borç oranı Maastricht kriteri olan yüzde 60 düzeyine iniyor.

Duyarlılık analizi
Borç oranının temel değişkenlerdeki hareketlere nasıl tepki verdiği "duyarlılık analizi" ile saptanıyor. Hazine dört değişkenin her biri için biri daha iyimser biri daha kötümser iki farklı değer kullanıyor.

Büyüme hızında 1 puan oynama 2007 borç oranında 3 puan fark yaratıyor. Büyüme yüzde 6 olursa borç oranı yüzde 57'ye iniyor. Yüzde 4 olursa yüzde 63'e yükseliyor. Faiz dışı fazla oranında 1 puan oynama 2007 borç oranında 5 puan farkı yaratıyor. Yüzde 7,5 olursa borç oranı yüzde 55'e düşüyor. Yüzde 5,5'la yüzde 65'e çıkıyor.

Reel faizde 5 puanlık oynama 2007 borç oranında 7 puan fark yaratıyor. Reel faiz yüzde 10 olursa borç oranı yüzde 53'e geriliyor. Yüzde 20 olması halinde yüzde 67'ye tırmanıyor. Son olarak reel döviz kurunda 3 puan oynama 2007 borç oranında 4 puan fark yaratıyor. TL yüzde 3 değer kazanınca borç oranı yüzde 56'ya düşüyor. TL yüzde 3 değer kaybederse yüzde 64'e çıkıyor. Aynı anda birden fazla değişkende oynama hali doğallıkla daha ilginç oluyor. Ama bu yazıda yerim kalmadı. Borç dizisini de kesmek istiyorum. Bir başka yazıya kaldı.

DİĞER YENİ YAZILAR