Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacanla orada tanıştım. Bende çok olumlu bir intiba bıraktı.
4 Kasım akşamı, daha milletvekili mazbatasını almadan Ege Cansen ve Deniz Gökçe ile birlikte NTV'de yaptığımız canlı yayında Ankara'dan sorularımızı cevapladı.
Bakan olduktan sonra, Şubat ayında, Ekodiyalog programına katildi.
Perşembe günü biz Babacan'a misafirdik. Zarif bir mektupla on kişilik bir iktisatçı-gazeteci grubu İstanbul'da bir istişare toplantısına davet etti.
Saat 11'den 4'e kadar Beykoz Halkbankası şubesi üstündeki sosyal tesislerde beraber olduk.
Bakan Babacan'ın heyetinde Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fatih Özatay ve danışmanı Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Erden Başçı vardı.
"Yazılı belgelere güvenin"
Bakan üç soru sordu.
Bir: Önümüzdeki dönemde ana riskler nelerdir?
İki: Hükümet neyi ve nasıl daha iyi yapabilir?
Üç: Ekonomi nereye gidiyor?
Sonra sözü bizlere verdi. Görüşlerimizi dinledi.
Tahmin edeceğiniz gibi katılan sayısı kadar farklı analiz, teşhis ve öneri geldi. İktisatçı fıkralarının ne kadar haklı olduğunu orada da gördük. Hatta toplantının sonuna kendi aramızda ufak bir tartışma bile çıktı.
Müşterek unsur, hükümetle ilgili güven sorunlarının bir türlü çözülememesi idi. Genelde hükümetin ilk fırsatta popülizme kayacağı korkusu yaygındı. IMF ile gözden geçirmeler gecikiyordu. Faiz-dışı fazla hedefinin tutmayacağına inanılıyordu. 2004 sonrası için IMF'siz yola devam edileceği söylemi tedirginlik yaratıyordu.
Babacan bu konuda net tavır aldı. Bizleri gezdirmeye, genel geçer boş laflarla uyutmaya kalkışmadı.
Babacan'ın bu şekilde kendisini ve hükümeti bağlayıcı bir tavır alması doğrusu beni sevindirdi. Özetle şunu dedi:
"Nisan ayında IMF'ye yollanan Niyet Mektubu öncesinde ilişkileri kopma noktasına kadar getirecek gergin pazarlıklar oldu. Ama sonunda IMF ile anlaşma zemini bulduk. Niyet Mektubu artık hükümetin yazılı bir belgesidir. Hükümet verdiği sözleri gerçekleştirecektir. Yazılı belgelere güvenin."
Döviz fazlası sorunu
Doğallıkla dövizin bitmek tükenmek bilmeyen düşüşü de toplantıda çok konuşuldu. Ekonomi yönetimi TL´deki değer artışının bazı sorunlar yaratabileceğini biliyor. Ancak, olayın nedenlerine de doğru teşhis koyuyor.
Geri planda yılların birikimi var. Siyasete, ekonomi yönetimlerine, enflasyona, vs. güvensizlik uzun süredir tasarrufların ve sermayenin dövize kaymasına yol açmış. Büyük bir döviz stoku oluşmuş.
Türkiye'nin açmazı burada. Güven tesis edildikçe biriktirilen dövizler bozduruluyor.
Yani enflasyon düştükçe, program hedefleri tutturuldukça döviz arzında ciddi bir fazla oluşuyor. Dövizdeki arz fazlası ise TLye değer kazandırıyor.
Kendi hesabıma keyifli ve yararlı bir gün geçirdim. Bakan Babacan'a ve tüm katılanlara teşekkür ediyorum. İstişare toplantılarının sürdürülmesini ümit ve temenni ediyorum.
Bir toplantıdan izlenimler
Ekonomiden sorumlu Devlet Baka
Haberin Devamı

